YÜZÜMÜZ VAR MI KUTLAMAYA
Başkomutan Mustafa Kemal ”Hakkınızı helal ediniz”dedi Fahrettin Altay’a…Askerler “helal olsun”dedi sessizce… Arkasından”ordular ilk hedefiniz akdenizdir ileri”dedi.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında,Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz düşmanlar tarafından paylaşılmıştır. Bunu Kabul etmeyen Mustafa Kemal 19 mayıs 1919 da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştı…
Amasya Genelgesi’nin ardından,Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı.Daha sonra Ankara’ya gelerek,23 Nisan 1920 de TBMM’ ni kurdu.Ülkenin her yerinden gelen temsilcilerle, yurdumuzu kurtarmak için” Misak-ı Milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu ve asla paylaşamayacağı düşüncesiyle kurtuluş için çareler aramaya başladı.
Hemen düzenli bir ordu kurarak savaşmaya başladı.1. ve 2. İnönü Savaşları kazanınca ,yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Mustafa Kemal ordularına”Hattı müdafaa yoktur ,sathı müdafaa vardır.Bu satıh bütün vatandır.Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz”emrini verdi.
23 Ağustos-12 eylül tarihleri arasında,Sakarya Meydan Savaşıyla ilk defa savunmadan ,taarruza geçilmiştir.Bu savaşta Mustafa Kemal’e “Gazi “unvanı ve “Mareşal” rütbesi verildi.
Fahrettin Altay Paşa konuşmasına şöyle başladı:“Bana Mustafa Kemal’i anlatır mısınız? dediler.Ben de memnuniyetle kabul ettim ve geldim.Ancak anlatımım kısa olacak. Size 26 Ağustos 1922 sabahı taarruz anındaki bir olayı aktaracağım.Bu şekilde Mustafa Kemal’i anlatmış olacağım.
Planlandığı şekilde 26 Ağustos 1922 sabahı saat 05.00’te başta Mustafa Kemal olmak üzere İsmet Paşa,Fevzi Çakmak,Nurettin Paşa, ben ve diğer komutanlar,ordu karargahı olarak Afyon Kocatepe’deydik.Plan gereği taarruz, önce top atışlarıyla başladı.
Bu bir baskındı.(20) dakika sürdü.Ardından Tahrip’ atışları yapıldı.Bu da 10 dakika devam etti.Yunan mevzilerindeki makineli tüfek yuvaları,Yunan topları, tel örgüleri hedef alındı. Komutanlar olarak bizler de top atışlarının sonucunu görmeye çalışıyor,alt kademelere iletmek üzere Mustafa Kemal’in emrini bekliyorduk.Sonuçta,Yunan mevzilerinde alevlerin yükseldiğini,hedeflerini vurulduğunu, düşmanın mevzilerini terk ederek geri çekilmekte olduğunu gördük.
Mustafa Kemal’e yöneldik.O’nun taarruz ve takip emrini bekliyorduk. Ne var ki O, gözlerini Yunan mevzilerinden ayırmıyor ve geri çekilen Yunan ordusunu izliyordu.Fevzi Çakmak, sessizliği bozdu.‘Haydi Kemal,düşman kaçıyor, taarruz emrini ver’dedi.Mustafa Kemal:‘Dur Abi’ diye cevap verdi.Bir süre sonra Fevzi Çakmak,‘Kemal, tarihi bir fırsatı kaçırıyorsun, düşman yeni mevzilerine yerleşecek,emrini ver artık diye ısrarda bulundu. Mustafa Kemal, yine‘ Dur abi’ dedi.
Bir süre daha geçti.Fevzi Çakmak bu kez”Allah aşkına Kemal ver şu emri, komutanlar seni bekliyor,yeter artık”diye sesini yükseltti.Mustafa Kemal yine‘Dur Abi’ dediği sırada beklenmedik bir olay meydana geldi.Yunan ordusunun terk ettiği mevzilerde cehennemi patlamalar başladı. Mustafa Kemal’in taarruz ve takip emrini geciktirme sebebi anlaşıldı.
Yunan ordusu,geri çekilirken cephe boyunca mevzilere saatli bombalarını yerleştirmiş, askerlerimize tuzak hazırlamışlardı.Mustafa Kemal’in öngörüsü,büyük bir felaketi önlemişti.
Taarruzda ısrar eden.Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal’e sarıldı.‘Seni bize Allah mı gönderdi Kemal?’dedi.Müteakiben süngü hücumu ve ileri top atışları emrini aldık.Alt........
