Finansal okuryazarlık, bireylerin farklı finansal durumları ve ekonomik değişkenleri hesaba katarak doğru planlamalar yapabilecek donanıma ve beceriye sahip olmalarını tanımlayan bir kavramdır.

Bu kavrama baktığımız da çiftçilerimizin kredi ve ödeme planı konusunda bilinçlenmesi, finansal konularda bilgi sahibi olması, doğru bütçe yapabilmesi, işletme bütçesi ve hane bütçesini birbirinden ayırt edebilmesi ve borç yapılandırmasını yapabilecek donanıma ve beceriye sahip olmalarını tanımlayan bir kavramdır. Çiftçinin finansal sürdürebilirliği, planlamanın ve üretimin sürdürülebilirliği, verimin ve kalitenin arttırılmasında ilk basamaktır.

Finansal okuryazarlığın temel unsurları; finansal çerçevede değerlendirilen bilgiler, tutumlar ve davranışlardır. Finansal okuryazarlığın gerektirdiği donanıma sahip olan kişiler, günlük yaşamda kullanılan finansal enstrümanların arasında, sahip oldukları bilgi ve tecrübeler doğrultusunda seçim yapabilir ve geleceğe dair farkındalığını geliştirebilir.

GÜNÜMÜZDE TARIMSAL FİNANSAL OKURYAZARLIK NEDEN ÖNEMLİ?

Günümüz Türkiye’sinde hiçbir insan “Benim ekonomiyle, finansla işim olmaz!” diyemez! Dolaylı ya da doğrudan herkesin ekonomi ile bir ilişkisi vardır. İnsanların enflasyon karşısında satın alma gücünün iyice düşmesiyle, markete alışveriş yapmaya giden yaşlı bir ev hanımının da ilkokula yeni başlamış beslenmesini okulun kantininden satın alacak 6 yaşındaki minik öğrencinin de finans ve ekonomiyle bir ilişkisi vardır.

Finansal okuryazarlık önemi her geçen gün artan bir kavramdır. Çiftçilerin gerek bireysel gerekse işletmelerinin harcama ve yatırımlarını en rasyonel şekilde yapabilmeleri finansal okuryazarlık düzeylerinin güçlü olmasına bağlıdır.

Sadece şirket yöneticilerinin veya şirketin finans/ekonomi/pazarlama departmanlarında çalışanlarının finansal okuryazarlık düzeylerinin yüksek olması gerektiği inancı eskide kalmıştır. Artık bireysel anlamda ev ekonomisi yönetimi de dahil olmak üzere, herkesin asgari düzeyde de olsa finansal bilgilere sahip olması gereken bir dönem yaşanmaktadır. Bu sebeple tarımsal finans okuryazarlığı seviyesini artırmak zorunluluk olmuştur.

Artan nüfusun gıda ihtiyacının karşılanması, gıda güvenliğinin sağlanması ve doğal kaynakların korunması gibi hususlar oldukça ve insanoğlu var olmak için çalıştıkça, kazandığı parayı ihtiyaçları için harcadıkça, harcamalarının sonucunda kalan parasını tasarruf ettikçe ya da kazandığı paradan daha çok harcayıp borçlandıkça farkında olarak ya da olmayarak “tarım” ve “finansal okuryazarlık” kavramlarıyla iç içe olacaktır.

Türk Çiftçisi; finansal bilgiye, (yatırım, borçlanma, enflasyon, deflasyon, döviz kuru, işsizlik, hisse senedi vb.) hâkim olabilmelidir.

Türk Çiftçisi; finansal davranışı, (yapmış olduğu alışverişten, yatırım-borçlanma kararlarına kadar) kısa ve uzun vadede ki tüm yatırımlarına kadar her aşamayı bilmelidir.

Türk Çiftçisi; finansal tutumu, (önceden yaşadığı birtakım deneyimler sonucu gelecekte nasıl tavır sergileyeceğini) bilmelidir.

Dolaysıyla “ülkemizde duygularıyla değil, mantığıyla hareket eden çiftçiler uzun vadede daima kazananlar olacaktır.”

Ülkemizde çiftçi; tarımsal işletmelerle aile bütçesi nasıl yönetiliyor? Sorusuna verecek cevabı bulmakta zorlanıyor. Sebebi çok açık! Çünkü hiçbiri maliyet hesaplaması yapmıyor! Bütçe hesabı yapmıyor! Plan yapmıyor!.. Artık günümüz şartlarında bunları yapma zorunluluğumuz var!

Tarım Kredi Kooperatifleri verilerine göre; çiftçilerin yüzde 84’ü para biriktiremiyor ve yeni yatırım yapamıyor. Kredi kullanan çiftçilerin yüzde 48’i ne kadar faiz ödediğini bilmiyor. Yüzde 70’i parasını hasatta tek seferde alıp, tüm sene geçiniyor. Yüzde 56’sı maliyet hesabı tutmuyor. Yüzde 71’i girdilerini vadeli olarak tedarik ediyor. Son tüketiciye (biz vatandaşa) satış yapanların oranı yüzde 10 ve sulama, traktör gibi ekipman yatırımı yapabilenlerin oranı yüzde 32.

Ayrıca “her dört çiftçiden üçü lisanslı deponun ne olduğunu bilmiyor.” Kısaca ELÜS denilen “Elektronik Ürün Senedi”ni bilmiyor. Sonuç olarak “çiftçilerimiz finansa erişimi, devletin üretime ve finansa dair desteklerini, ELÜS senediyle neler yapabileceğini, tasarruf yapmayı dolayısıyla finansal okuryazarlığı bilmiyor.”

Sevgili okurlarım, yazımın devamı “Hesabını, kitabını bilen çiftçiler-3” başlığıyla devam edecektir.

QOSHE - Hesabını, kitabını bilen çiftçiler -2 - Alparslan Tekbaş
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hesabını, kitabını bilen çiftçiler -2

8 4
10.02.2024

Finansal okuryazarlık, bireylerin farklı finansal durumları ve ekonomik değişkenleri hesaba katarak doğru planlamalar yapabilecek donanıma ve beceriye sahip olmalarını tanımlayan bir kavramdır.

Bu kavrama baktığımız da çiftçilerimizin kredi ve ödeme planı konusunda bilinçlenmesi, finansal konularda bilgi sahibi olması, doğru bütçe yapabilmesi, işletme bütçesi ve hane bütçesini birbirinden ayırt edebilmesi ve borç yapılandırmasını yapabilecek donanıma ve beceriye sahip olmalarını tanımlayan bir kavramdır. Çiftçinin finansal sürdürebilirliği, planlamanın ve üretimin sürdürülebilirliği, verimin ve kalitenin arttırılmasında ilk basamaktır.

Finansal okuryazarlığın temel unsurları; finansal çerçevede değerlendirilen bilgiler, tutumlar ve davranışlardır. Finansal okuryazarlığın gerektirdiği donanıma sahip olan kişiler, günlük yaşamda kullanılan finansal enstrümanların arasında, sahip oldukları bilgi ve tecrübeler doğrultusunda seçim yapabilir ve geleceğe dair farkındalığını geliştirebilir.

GÜNÜMÜZDE TARIMSAL FİNANSAL OKURYAZARLIK NEDEN ÖNEMLİ?

Günümüz Türkiye’sinde hiçbir insan “Benim ekonomiyle, finansla işim olmaz!” diyemez! Dolaylı ya da doğrudan herkesin ekonomi ile bir ilişkisi vardır. İnsanların enflasyon karşısında satın alma gücünün iyice düşmesiyle, markete alışveriş yapmaya giden yaşlı bir ev hanımının da ilkokula yeni başlamış beslenmesini okulun kantininden satın alacak 6 yaşındaki minik öğrencinin de finans ve ekonomiyle bir........

© Türkgün


Get it on Google Play