İşgal ve katliamlarda şempanze hukuku
Yüzlerce şempanzenin yaşadığı Uganda’da, uzun bir süre, tek bir topluluk halinde, barış içinde yaşayan şempanzelerin, zamanla iki rakip gruba ayrıldığı, bu ayrılığın yetişkin erkeklerin ve yavruların öldürüldüğü ölümcül bir çatışma sürecine dönüştüğü, bilim adamları tarafından gözlenmiştir.
Araştırmacılara göre, şempanze topluluğu, incelemenin yaklaşık ilk 20 yılında tek ve büyük bir sosyal yapı olarak, barış içinde varlığını sürdürmüştür.
Bilim insanlarının “Batı küme” ve “Merkez küme” olarak tanımladığı şempanze grupları, başlangıçta birbirinden katı sınırlarla ayrılmamış, yaşamları uyum içinde devam ederken, sayıları arttıkça, ortak yaşam alanının merkezi olan yerler, zamanla iki grup arasında sınırlara dönüşerek, müşterek yaşam alanını iki ayrı coğrafyaya bölmüştür.
Bölünmenin ardından, iki grup arasında şiddetin artarak, batı grubundaki şempanzelerin, Merkez grubuna karşı saldırılar gerçekleştirdiği ve bu gruptaki bir kısım yetişkin erkekleri öldürdükleri gözlenmiştir.
Şiddetin zamanla dozunun arttırılarak, ölümcül saldırganlığın bebek şempanzeleri de kapsadığı ve toplamda 144 bebek öldürme vakasının gerçekleştiği görülmüştür.
Uganda da şempanze topluluklarının gözlenmesinde; barış içinde yaşayan topluluğun, zamanla, iç çatışma yaşamasının temel nedenlerinde, insanlar arasındaki çatışmaya sebep olunan ideoloji, din ya da insanlara özgü kültürel farklılıkların olmadığı bir gerçektir!
Şempanzelerin çatışmasında, topluluğun zamanla büyümesinden kaynaklanan, yiyecek ihtiyacı ve üreme rekabeti ile sosyal bağların zayıflamasının yarattığı, güce dayalı şempanze hukukunun etkin olduğu değerlendirilmiştir!
İkinci dünya savaşı bitip, Uluslararası dengenin kurulduğu 1945 yılında, dünya nüfusu 2 buçuk milyardı. Sovyetler birliğinin dağılıp, Varşova paktının çöktüğü ve batı blokunun dünya siyasetinde etkin güç haline geldiği........
