menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

61. Venedik Sanat Bienali ve ‘Gözlerinden Öperim’ başlıklı sergisiyle sanatçımız Nilbar Güreş

6 0
10.05.2026

61. VENEDİK BİENALİ Öncesi Olaylı Günler

61. Venedik Bienali en baştan büyük bir şanssızlıkla başladı. Kamerun doğumlu Koyo Kouoh Bienal’in küratörü seçilmişti ve 57 yaşında geçen yıl kanserden vefat etti. Vefatından önce ekibini kurmuş, sanatçılarını seçmiş ve bienalin kavramsal çerçevesini saptamış, müzikten gelen bir deyimle, daha alçak tonlarda, yüksek sesle değil, daha derin ve içsel tonlarda anlamına gelen ‘In Minor Keys’ başlığını da koymuştu. Buna rağmen Bienal hazırlıkları güzel güzel ilerlerken, diğer ülkeler, sivil toplum örgütleri, katılımcı sanatçılar ağız birliği ederek, Rusya’nın, İsrail’in ve hatta ABD’nin Bienal’den çekilmelerini talep ettiler. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Rusya Devlet Başkanı Putin’in ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun savaş suçu işlediklerine karar vermişti. Moskova Ukrayna’yı işgal ettiği 2022 yılından beri zaten bienallere katılmamıştı. Jüri Altın Aslan ve Gümüş Aslan ödüllerine bu iki ülkenin katılmaması kararı aldı. Bu arada şunu mutlaka araya sıkıştırmam gerekir; iktidardaki sağcı parti Fratelli d’Italia ve Başbakan Giorgia Meloni’ne yakınlığıyla bilinen Venedik Bienali Vakfı Başkanı Pietrangelo Buttafuoco 2024’te o göreve getirildiğinde kaşlar havaya kalkmıştı. Bu arada vakıf içeresinde bu iki ülkeye yeşil ışık yakma sinyallerinin verildiği yazışmalar ortalığa saçıldı, tıpkı bizde saçılan tapeler gibi. Kültür Bakanı Giuli açılışa katılmayacağını beyan etti. Ve kadınlardan oluşan jüri topluca istifa etti. İşte bütün bu tatsız olayların ertesinde 61. Venedik Bienali gökten boşalan yağmur altında önce ön izlemeye sonra da 9 Mayıs Cumartesi günü halka açıldı. Olaylarla hem Rusya hem de İsrail aleyhine yapılan protesto gösterileri ve ‘Sanat Soykırım İttifakı Değildir-Art Not Genocide Alliance’ (ANGA) öncülüğünde düzenlenen gösteriler 61. Bienal’in açılışına damgasını vurdu. Protestolar ‘Soykırımı Sanat ile Yıkanamaz’ sloganları altında sürdü. Türk Pavyonu 8 Mayıs Cuma günü 15:30’dan ertesi sabaha kadar kapatıldı. Gülay Kazancıoğlu’nun açılıştan hemen önce yazdığı İsrail’i protesto kargaşasını buradan okuyabilirsiniz. Sanatçımız Nilbar Güreş @nilbarguresworks Instagram hesabından ve yakasında ANGA iğnesiyle dolaşan küratörümüz Başak Doğa Temur da @bdtemur hesabından paylaşımlar yaptı.

Türk Pavyonu'nun olduğu bina

Venedik Bienali ile ilgili kısa bilgiler

Sanat olaylarının ‘Oscar’ı diye anılan Venedik Bienali 9 Mayıs’tan 22 Kasım’a kadar sürecek. Sergide 111 sanatçı yer alıyor. Bunların 105’i bireysel, altısı sanatçı kollektifleri. Katılımcılar geniş bir coğrafi çeşitlilik içinde özellikle de güney yarı küreden. Bienal’de hem ülkelerin pavyonları ve seçtikleri sanatçıların işleri ve hem de küratörün seçtikleri sanatçılar ve onların işleri sergileniyor. Bienalin ana mekanları Giardini ve Arsenale. İsviçre-Kamerun’lu küratör Koyo Kouoh’un vefatından önce davet ettiği sanatçılara verdiği ana başlıklar ise şöyle: Shrines-Kutsal Alanlar, Procession-Geçit, Schools-Okullar, Rest-Dinlenme ve Performances-Performanslar. Yani Kouoh, bienal sanatçılarının işlerinin bu motifler etrafında şekillenmesi gibi ipuçları vermişti.

Bienal mekanlarına geri dönersem, kanal kenarındaki Giardini, Napolyon tarafından 1895 yılında önerilmiş, ilk bienali 200 bin kişi, 1899’daki ikincisini de 300 bin kişi ziyaret edince erken davranan, sanata değer veren ülkeler hemen bu şahane ve kocaman bahçeye pavyonlarını yaptırmış. Arsenale ise 2000 işçinin çalıştığı eski tersane ve tam bir sanayi tesisi, 1980’den beri de bienal mekanı. Türkiye’nin pavyonu ise İKSV’nin koordinasyonuyla ve 21 destekçinin katkısıyla Arsenale’de Sale d’Armi binasında 2014-2034 yılları arasında kiralandı. Yani 2034’e kadar bizim de kalıcı bir pavyonumuz oldu. Bu arada Türkiye’nin Venedik Bienalleri’ne katılmasının ilk 1991 yılında Beral Madra’nın kişisel çabalarıyla ve Kültür Bakanlığı’nın katkısıyla yapıldığını da söylemek isterim.

Bienal ile ilgili gözlemim, hem Giardini hem de Arsenale’deki küratörün sergilerinde tüm işlerin ortak noktasının Afrika kıtası sanatçılarının ezici çoğunlukta olmaları, tekstil ve kil gibi medyumların bolca kullanıldığı idi.

Sanatçımız Nilbar Güreş ve ‘Gözlerinizden Öperim’

61. Venedik Bienali’nde ‘Gözlerinden Öperim’ başlıklı sergisi ile Türkiye’yi temsil eden sanatçımız Nilbar Güreş. Heykel, yerleştirme, resim, kâğıt ve kumaş üzerine üretilmiş karma........

© T24