Profesör olmak iyi ders anlatmaya yeter mi?
Bugün size Birleşik Krallık Yükseköğretim Mesleki Standartlar Çerçevesi’nden (UKPSF) bahsetmek istiyorum. Bu mekanizma öğretmenin ve öğrenmenin hangi koşullarda gerçekleştiğine bakıyor. Ülke genelinde bunun ortak bir dil üzerinden konuşulmasına olanak sağlıyor ve ‘iyi eğitimci olduğunuzu nasıl bilebilirsiniz’ sorusuna cevap niteliğinde.
Aslında demek istediğim, bir konuyu çok iyi bilmek, onu iyi aktardığınız, geleneksel deyişle ‘öğrettiğiniz’ anlamına gelmiyor. Mesela ‘ebeveyn olmak için ehliyet alsınlar’ diyenleri duymuşsunuzdur; UKPSF de aslında zorunlu tutulmamakla birlikte bir nevi öğretmenlik ehliyeti. Sınıfta kaza yapmamanız için size araçlar sunuyor. Ben bu standartların Türkiye’deki üniversitelerde de uygulanmasını istediğim için bu yazıyı yazmak istedim. Ya da eğitimciler için kaynak olabilir. Öğrenciler derin bir nefes alabilir.
Marmara Üniversitesi’ndeki Pedagojik Formasyon Birimi’nden haberdarım; fakat pedagojik farkındalık Türkiye akademisinde beklenen bir koşul değil. Bu yüzden de isteyen hoca istediği şeyi yapabilir durumda, sözüm meclisten dışarı. Ben de bu duruma öğrencilik ve meslek hayatımda şahit olmuştum.
Özellikle yine bu coğrafyada yaşça ve unvanca ilerideyseniz ve erkekseniz nereden geldiği belli olmayan otomatik bir saygı görüyorsunuz, çalışmalarınızın içeriğine bakılmaksızın. Vatkalı gibi olan ceketler de hala işe yarıyor bunun için. Fakat işte keşke eğitimin özüne odaklanabilsek…
İngiltere akademisinde UKPSF sürecini yaşamak ve bu belgeleri (iş görüşmelerinde) sunmak akademisyenlere avantaj sağlıyor. Ben daha çok işin özünden, eğitim-öğretimde belli bir standardı sağlamak için hangi ilkeleri takip etsek iyi olur, bundan bahsetmek istiyorum. Ve tabii insan her yerde insan, orada da pragmatik akademisyenler var.
2006’da başlatılan ve 2023’te güncellenen bu yapı; etkililik, etki (impact), kapsayıcılık ve bağlam üzerinde duruyor. Programda, akademik deneyime göre dört farklı Akademik Üyelik (Fellowship) bulunuyor:
AFHEA: Atölye düzenleyen araştırma görevlileri ve destek personeli için. FHEA: Aktif ders veren akademisyenler için. SFHEA: Mentorluk yapan ve tez yöneten kıdemli akademisyenler için. PFHEA: Dekan ve rektör gibi kurumsal strateji belirleyen liderler için.Bu sertifikaları alabilmek için eğitimcilerin üç temel alanda yetkin olmaları gerekiyor: Mesleki Değerler (Professional Values - PV), Temel Bilgi (Core Knowledge - CK) ve Faaliyet Alanları (Areas of Activity - AA).
Özellikle Mesleki Değerler (PV) ile kendi içinize dürüstçe bakmanız ve kanıtlar toplamanız gerekiyor. Yani konunuzu ne kadar iyi bildiğiniz kadar değerleriniz de önemli. Bu temel değerlerden kısaca bahsedeyim:
V1 - Birey olarak öğrenenlere ve farklı öğrenci gruplarına saygı göstermek: Öğrencilere bebekmiş gibi 'mama yedirip' onları pasifleştiriyor musunuz, yoksa kapasitelerine inanıp onları keşfetmeye mi yönlendiriyorsunuz? Sınıfınızdaki LGBT+ bireylerin seçtiği isimlere, Kürt veya Suriyeli öğrencilerin varlığına, başörtüsüne eşit mesafede misiniz? Kendi 'elit' pozisyonunuzdan dolayı, sizinle aynı kültürel sermayeye sahip olmayanları emeklerinizden mahrum bırakıyor olabilir misiniz? Öğrencileri 'yetersiz' görmek, kendi öğretme metodumuzdaki tıkanıklığı örtbas etmek olabilir mi?
V2 - Öğrenmeye katılımı teşvik etmek ve fırsat eşitliği sağlamak: Diyelim ki sınıfta otistik öğrencileriniz var. Eğitimi onlar için nasıl daha erişilebilir kılıyorsunuz? İnteraktif araçlar kullanıyor musunuz? Bu araçlardan kastım sadece pahalı yazılımlar değil; amfide arka sıradaki öğrenciyle göz teması kurmak veya ona var olduğunu hissettirecek bir soru sormak da bu kapsayıcılığın bir parçası olabilir.
V3 - Etkili uygulamanın temeli olarak akademik çalışmaları ve kanıta dayalı yaklaşımları kullanmak: Derslerinizi hazırlarken pedagojik literatürden faydalanıyor musunuz? Başkaları sizin yaşadığınız zorlukları nasıl çözmüş?
V4 - Yükseköğretimin işlediği geniş bağlama yanıt vermek: Mezun olan öğrencilerinizin sektördeki güncel beklentileri karşılayıp karşılamayacağını dert ediniyor musunuz? Sektörel haberleri takip ediyor musunuz?
V5 - Başkalarıyla iş birliği yapmak: Meslektaşlarınızla iş birliği içinde çalışıp birbirinizden öğreniyor musunuz? Eğitim içeriklerinizi geliştirmek için öğrencilerinizin deneyimlerini dinleyip uygulamaya alıyor musunuz?
Elbette Türkiye’de akademisyen olmanın ihraçlarla, baskılarla ve hatta ne yazık ki son dönemde artan öğrenci şiddetiyle sınandığı bir iklimde, pedagojik standart konuşmanın bir lüks gibi göründüğünün farkındayım.
Belki büyük sistemleri hemen değiştiremeyebiliriz ama mesela sınıfın kapısını kapattığımızda yarattıklarımızla bir insanın hayatına dokunabiliriz.
Bunu zaten biliyorsunuzdur ama bazen en iyi bildiğimiz şeyi bile unutabiliyoruz.
UKPSF: PSF 2023 - Screen Reader Compatible - final_1675089549.pdf
