Frank Gehry'i İstanbul'da yaşatalım
Kültür Bakanlığı'na açık mektubumdur; 96 yaşında ölümsüzlere karışan ünlü mimar Frank Gehry'nin , Suna Kıraç Vakfına, TRT Tepebaşı Binası yerine inşa edilmesi için, 2005-2009 yılları arasında konsept projesini yaptığı ‘Kültür Müzesi’ni Devletin himaye ve kolaylaştırmasıyla hayata geçirerek İstanbul'u zenginleştiren katma değerler mozaiğine kazıyalım... Sıra dışı binaların sıra dışı mimarı üstadı ve başyapıtlarından biri olan ‘Bilbao Gugenheim Müzesi’ kişisel gözlemlerimi burada o kadar çok sizlerle paylaştım ki yinelemeyeceğim. Ancak öncelikle sıradan bir sanayi kentine Frank Gehry eli değdikten sonra nasıl Avrupa’nın kültür ve sanat cazibe merkezi olduğunu vurgulamak istiyorum. Gehry'nin en ünlü eseri, İspanya'nın Bilbao‘da ki Guggenheim Müzesi’dir.
Nervion Nehri kıyısında yükselen, titanyum kaplı bu sıradışı yapı, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı ve mimarlıkta "Bilbao etkisi" olarak anılan küresel bir dönüşüm süreci başlattı. Frank Gehry'nin en çok konuşulan eserlerinden biri olan Guggenheim Bilbao Müzesi, sadece mimari bir başyapıt olmakla kalmadı, aynı zamanda bulunduğu şehri dönüştüren bir güç haline geldi. 1997 yılında açılan bu müze,yılda 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak, Bilbao'nun ekonomik ve kültürel hayatında devrim yarattı. Bu fenomen, dünya genelinde birçok şehir tarafından örnek alındı. Gehry'nin bu başarısı, mimarlığın sadece binalar inşa etmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda şehirlerin kaderini değiştirebilecek bir sanat dalı olduğunu gösterdi. Bilbao........
