Vitrindeki Altın Kuyruğu ve Vicdandaki Nasır Tabakası
Öğleden sonra Ankara’nın o gri ve aceleci sokaklarında yürürken, kuyumcuların önünde sessizce uzayan o kalabalığı fark etmemek imkansızdı. İnsanlar, ekranlardaki rakamların anlık değişimlerine kilitlenmiş, ellerindeki avuçlarındakini bir parça sarı metale dönüştürme telaşındaydı. O an anladım ki, o vitrinlerin önünde bekleyen sadece birikim sahipleri değil; aslında geleceğe duyulan güvenin son kırıntılarını korumaya çalışan koca bir toplumun endişesiydi.
Türkiye’de gündem artık bir sağanak gibi değil, bir tufan gibi üzerimize yağıyor. Hakan Tosun cinayetinin yankıları henüz dinmeden, mahkeme salonlarından yükselen o yüksek gerilimli savunmaların gürültüsü her yanı sarıyor. Ancak en korkutucu olanı, bu devasa gürültünün içinde toplumun sergilediği o derin, buz gibi sessizlik. Eskiden infial yaratan olaylar, bugün sadece akşam yemeği masasındaki birer dipnot........
