Yıl 2025. Şehirlilerin ayininde köylüler kurban edildi
2024’ün 21 Ağustos’unda evine çıkan patikada, komşusu Nevzat’ın tam evinin önünden geçerken kaybolup 19 gün boyunca bulunamayan, daha sonra komşusu tarafından gömüldüğü ortaya çıkan Narin Güran’ın katilinin bu komşunun bizatihi kendisi olabileceğini; içinde Serbestiyet, iki parlamenter, üç beş gazeteci, yazar, muhabir ve sayısı yüzü bile bulmayan bir gönüllü grubuyla bu ülkeye anlatma çabamızın beyhude olduğunu 29 Aralık günü Yargıtay’dan gelen haberle öğrenmiş olduk. Dreyfus davasına dönen ama öyle bitmemiş gibi duran bu hikayede henüz gelen talimatlara direnebilecek işinin namusunu sökülecek rütbelerine tercih eden bir Yarbay Georges Picquart’a denk gelemedik, burası Türkiye.
Yüksek ihtimalle pedofil bir katil olan komşunun kendini bir çocuk cinayetinden tereyağından kıl çeker gibi sıyırmasının önünü açan bir milletin korkunçlu seks hikâyelerine olan merakına; bu hikâyelerin elini ayağını düzeltip bu millete tekrar damardan veren çürümüş medyaya ve bütün bu rezaleti düzeltmek vazifesiyken bunları kendi beceriksizliğini örtmenin fırsatı gibi gören bir devlete tahliller dizecek değilim. Bir zamanlar Nevzat’ın o kindar kafasının içine bile girip çıktık, cinayet mahallinin her açıdan fotoğrafını çektik; o fotoğraflar bile sarardı, bazıları çoktan kaybolup gitti.
19 Eylül 2024’te Ankara’dan Diyarbakır’a üç tanık koruma programı uzmanı geldi. Bunların görevi elbette zanlılarla ifadeleri üzerine bir pazarlık yapmak değildi; zaten bu hukuki de olmazdı, elbette bu savcıların işiydi. Aslında ortada tanık olmak isteyen ve korunmasına ihtiyaç duyulan tek bir kişi bile yoktu. Bu üç kişi Diyarbakır Cezaevi’ne uğradılar ve oradan ayrıldılar. Girip çıkmalarıyla Nevzat’ın başına saksının düşmesi bir oldu (sanırım çıkarken kapıyı sert vurdular da saksılar düştü). Nevzat Bahtiyar ifadesine o en meşhur son şeklini verip, ifadeyi devletin el emeği göz nuru icadı meşhur Dar-Baz isimli hukuki sahte deliliyle uyumlu hâle getirdi. Bu ifade değişir değişmez, bu üç kişi de muhtemelen ciğer ve ayranla şişip ekşimiş midelerine biraz da kadayıf iyi gider deyip Ankara’ya döndüler. Sadece üç gün kaldılar. Ve ondan sonrası, “daha fazla görmek........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin