menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Monarşi sınavı

44 0
11.03.2026

Kraliyetler genellikle savaşlarla ya da devrimlerle sarsılır. Britanya monarşisi ise bugün tek bir adamın hatalarının yarattığı bir krizle karşı karşıya. Prens Andrew meselesi artık basit bir itibar sorunu değil. Windsor Hanedanı için çok daha büyük bir mesele. Çünkü tartışılan şey artık bir prens değil. Monarşinin meşruiyeti.

Andrew Mountbatten-Windsor’ın kamu görevinde usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alınmasıyla birlikte Birleşik Krallık’ta siyasi tartışma hızla büyüdü. Solcu bazı milletvekilleri bağımsız bir soruşturma çağrısı yaptı. Kraliyet ailesinin Andrew’un Jeffrey Epstein bağlantıları hakkında ne bildiğinin araştırılmasını istediler. Tartışma burada kalmadı. Monarşinin geleceği de konuşulmaya başlandı. Demokraside kalıtsal ayrıcalığın yeri sorgulanıyor.

Hükümet bu girişimleri reddetti. Ancak Andrew’un ticaret elçisi olduğu dönemde Epstein’la Asya seyahatlerine ilişkin gizli hükümet raporlarını paylaştığı iddiaları polis tarafından inceleniyor. Bu da krizi açıkça siyasi bir mesele haline getirdi.

Modern monarşi göründüğünden daha kırılgan. Taht artık sadece gelenekle ayakta durmuyor. Görünürlük ve güven çok önemli. Halkın rızası olmadan meşruiyet kalmıyor. Kimse artık Tanrı’nın seçtiği için hükmetmiyor. Monarşi sevilirse var oluyor. Güvenilirse ayakta kalıyor. Andrew krizi bu yüzden kritik bir eşik.

Jeffrey Epstein ile kurduğu ilişki bu krizin merkezinde. Andrew’un onunla temasını sürdürmesi kamuoyunda........

© Şalom