Merz’in Etkili Bir Dış Politikası Olabilir mi?
Şansölye Friedrich Merz’in yaklaşımının Almanya’nın müesses nizamında ruh hali bakımından yarar sağladığı söylenebilirse de somut anlamda işe yaramadığı görülüyor.
JOHN KAMPFNER 18 Haziran 2025“İş yapmak için çok iyi bir adam. Zor biri ama Almanya’nın oldukça iyi bir temsilcisi.”
ABD Başkanı Donald Trump övgülerini sıralarken, Trump’ın “maço kanka”sı olmaya özenen Şansölye Friedrich Merz’in yüzü gülüyordu. Bir iltifat ancak bu kadar iyi takdir edilebilirdi. Oval Ofis’te her şeyin olabileceği göz önünde bulundurulduğunda (daha önce birçok dünya liderinin aşağılandığı düşünülürse) Merz oradan şaşırtıcı bir biçimde kazasız belasız çıktı. Aslında, bundan daha iyisini yaptı: MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Kıl) Genel Merkezi’ne gelen herhangi bir ziyaretçinin yapabileceği kadar iyi bir performans sergiledi.
En yakın iki mevkidaşı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ya da İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın aksine, sahte gösteriler yapmaktan da kaçındı. Elini Trump’ın dizine koymadı ya da kraliyet mektubu vermedi. Aslında, diğerleriyle kıyaslandığında, Trump’ın büyükbabasının doğum belgesinin çerçeveletilmiş kopyasından ibaret hediyesi biraz zayıf kalıyordu. Ancak, görüşmenin nasıl ilerleyeceğini belirleyen bu hediye oldu: Amerika’nın Ukrayna’yı kayıtsızca göz ardı etmesi gibi can sıkıcı bir konuda en ufak bir geri adım atma imasına yer vermeyen, gösterişsiz ve kusursuz incelikte.
Merz resmî uçağına binerken kendi kendine “iş tamam” demiş olmalı. Alman lidere (ne içeride ne de dışarıda) çok iyi bir el verilmediği kesinse de bu eli şaşırtıcı derecede iyi oynuyor. Ayrıca sadece bir aydır görevde olduğunu hatırlamakta da fayda var.
Bu süre zarfında Merz jet hızıyla atağa geçti. Karizmatik olmayan selefi Olaf Scholz’un görev süresiyle karşılaştırıldığında da aradaki fark oldukça belirgin. Peki turbo şarj edilen Merz somut bir şey elde etti mi? Ya da Merz hükümetinin elle tutulur bir dış politikası var mı?
Alman lider şu ana kadar Fransa ile endişe verici düzeyde olan ilişkileri iyileştirdi. İngilizleri yeniden saflarına katmak için çok uğraştı ve her ne kadar cumhurbaşkanlığı seçimlerinden aşırı sağcıların zaferle çıkmasının herhangi bir ilerlemeyi geriye götürme ihtimali olsa da, Polonya’ya doğru bir adım attı. Kuzey ülkelerine ziyarette bulundu ve Vilnius’ta Almanya’nın Litvanya tugayının törenine........
