“Efes Deneyim Müzesi ve Artemis” ile Selçuk Gezisinden Notlar:
Bu yazımız yine bir yaz tatili gününde, antik kent gezilerimizden biri üzerine öğrendiklerimizi ve hissettiklerimizi ele almak için kaleme alınıyor. Dünyadaki ve ülkemizdeki sıcak gündem ve savaş haberleri yerine, biraz dinlenip köklerimizi aramak, insanlık olarak neydik, nereye vardık sorusuna cevap aramak için bir iki gün rutin yaşama ara vermek sadece bir tavsiye değil, gereklilik gibi. Neyin mücadelesini veriyoruz, neyin rekabetini yapıyoruz ve neden savaşlar gündemimizden hiç düşmüyor? Bu sorulara verilecek cevapları düşünmek için bir tatil, ancak bu tatilde de sakin yerleri tercih etmek ve antik kent gezileri yapmak önemlidir, diye düşünüyorum.
Tarih 30 Haziran 2021’di. Bir gezimiz, İzmir Selçuk ilçesine yapılmış ve Şirince, Yedi Uyurlar, Meryem Ana Evi ve Efes Müzesi gezilmişti. Bu geziye ait yazımıza “Anadolulu Tanrı Apollon'un İzinde” isimli kitabımızda yer vermiştik (1).
Yıllar sonra 18 Ağustos 2026’da tekrar Efes’i gezme fırsatım oldu. Daha önceki gezimde, henüz açılmamış olduğundan dolayı yer almayan Efes Deneyim Müzesi’ni de ziyaret etme fırsatı buldum. Aslında Deneyim Müzesi’ni gezmek için biraz da gecikmiştim. İhmal ettiğimi kabul etmeliyim. Efes Deneyim Müzesi 9 Ekim 2023’de açılmıştı. Üç yıl kadar geçmiş.
Efes Deneyim Müzesi:
Efes Deneyim Müzesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti içinde konumlanmış yenilikçi bir müzedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından projelendirilmiş, DEM Müzecilik tarafından işletilmektedir. Geleneksel müzecilikten farklı olarak, ziyaretçilere çoklu duyusal ve sürükleyici teknolojilerle aktif katılım deneyimi sunar. Sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR), üç boyutlu projeksiyonlar, hologramlar, özel ışık ve ses sistemleri ile koku destekli interaktif uygulamalar kullanır. Müzenin mimari konsepti Atelier Brückner tarafından, yerel uygulaması diStudio Mimarlık tarafından yapılmıştır. Yaklaşık 30-40 dakikalık sürükleyici bir gezide ziyaretçiler; Celsus Kütüphanesi'nde yürüyebilir, Artemis Tapınağı'nın atmosferini hissedebilir, Liman Caddesi'ndeki ticari yaşamı gözlemleyebilir, Yamaç Evler'deki gündelik hayata şahit olabilir ve antik tiyatrodaki gösterileri dijital ortamda deneyimleyebilir. Müzemiz, büyük bir başarıya da imza atmış ve 2024 yılında Mondo-Dr Awards tarafından "En İyi Müze" ödülüne layık görülmüştür (2).
Eleştirilerimiz: Aslında olumsuz bir eleştirimiz yok, ancak yabancı turistlerin de ilgisini çeken bu müzeye Müzekart’ıyla girilemediğini ve giriş ücretinin bana göre yüksek olduğunu söylemek isterim. Aklıma gelen düşünce kendi vatandaşlarımızın sadece ücret nedeniyle bu müzedeki deneyimi yaşamaktan mahrum kalacağıdır. Ancak tarihe ve antik kentlerimize ilgili vatandaşlarımızın bu ücreti karşılamaktan çekinmeyeceği de düşünülebilir elbet. O yüzden eleştirinin dozunu yükseltmiyorum, bu konuda bilgi vermiş olmakla yetiniyorum (3). Tavsiyem, gidin ve bu deneyimi yaşayın. Deneyimin son kısmında Artemis’in ağzından ne mesaj verildiğini dinleyin. Anlamaya çalışın. Bugün, kendi topraklarımızda yer alan Efes’in halkının, düşman saldırılarına karşı şehrin koruyucusu olan bir Anne şefkatine nasıl sığındıklarını hissedin.
Efes savaşçı olsaydı, merhamet sunan bir anne olarak Artemis’e sığınırlar mıydı? Tarihe bir bakalım. Lidyalılar Efes’i kuşatmak için gelmişlerdi.
Efes'in Krezüs'e Karşı Artemis Sığınağı:
Lidya Kralı Krezüs'ün Efes'e saldırması karşısında halkın izlediği zekice strateji ve sonrasını Tarihçi Tolga Mert anlatmış. Özetle diyor ki:
Savaşçı olmayan Efesliler, güçlü Lidyalılara karşı koyamazlardı. Tek kurtuluş yolları, Lidyalıların da saygı duyduğu tanrıça Artemis'ti. Artemis Tapınağı'nın alanı dokunulmazlık bölgesiydi; kim sığınırsa dokunulmazdı. Efesliler, kent surlarını gizlice Artemis Tapınağı'nın sütunlarına halatlarla (kırmızı renkli halatlar) bağladılar. Böylece kenti, Tapınağın koruma alanına dolaylı olarak dahil ederek dokunulmaz kılmayı umdular (Herodotos'a göre kent,........
