Kılıçdaroğlu’nu Devlet Aklı mı getirdi?
T24 Yazarı Cansu Çamlıbel’in Kemal Kılıçdaroğlu’nun sağ kanattan gelen yoldaşı Bülent Kuşoğlu’yla yaptığı söyleşiyi hepiniz okumuşsunuzdur. Okumamışsanız da başka mecralarda bölük pörçük görmüş, duymuşsunuzdur.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en garip, en anlaşılmaz, en adaletsiz günlerinden geçerken karşımıza çıkan bu dolu dolu bir söyleşi için öncelikle Sevgili Cansu’ya teşekkür ediyorum.
Söyleşiden alıntı yapanlar en çok derin devlet konusuna odaklandı.
O bölümdeki en kritik soruyu ve cevabı aynen aktarıyorum:
“ - Bugün Türkiye’de olan her şeyi, mahkeme kararları dahil, kurgulayan devlet aklının sizin ifadelerinizle “temiz, arkasında yabancı olmayan, arkasında başka akıllar olmayan” bir akıl olduğuna emin misiniz?
‘Bunu söyleyemem ama bir devlet aklı olduğunu söyleyebilirim. Ne kadar temiz olduğunu bilmiyorum. Bir tane devlet aklı da yok zaten. Ama tarihsel gelişime bakarsak; devlet aklı Osmanlı’dan bugüne Türkiye’de hep etkili oldu. Onun için Türkiye’de devlet aklını küçümsememek lazım. Şu anda da siyaset çok zayıfladığı için, parlamento zayıfladığı için, siyasetçi zayıf olduğu için devlet aklı ön planda.”
Kuşoğlu farkında mı bilmiyorum ama siyaset ve parlamento çok zayıfladığı ve siyasetçiler zayıf olduğu için devlet aklının ön planda olduğunu söyleyerek tam bir “darbe tasviri” yapmış. 1980 askeri darbesinin lideri Kenan Evren de darbe bildirisinde ülkedeki sorunları sıralayıp siyasilerin çözüm üretemediğini, kutuplaşmanın arttığını, kendilerinin bu nedenle darbe yaptığını iddia etmişti.
Kuşoğlu da bu yaklaşımıyla, bugün........
