menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DÜNÜN DİRENİŞİNDEN BUGÜNÜN SAVRULUŞUNA

11 0
previous day

DÜNÜN DİRENİŞİNDEN BUGÜNÜN SAVRULUŞUNA

Yaşadığımız dönemin sosyo-politik dönüşümü, birçok muhafazakar ve dindar kesim için büyük umutlarla başlayıp, zamanla derin bir hayal kırıklığı ve özeleştiri sürecine evrilen trajik bir hikayeye dönüşmüştür.

Geçmişin baskıcı dönemlerinden bugünün modern yalnızlığına uzanan bu süreç, “Bizim acı sonumuz” olarak nitelendirilebilecek derin bir toplumsal ve ahlaki krizi gözler önüne sermektedir.

İşte dünün direnişinden bugünün savruluşuna, muhafazakar camianın yaşadığı o büyük dönüşüm ve gerçekler:

Baskı Dönemlerinden Özgürlük Umuduna

Yakın tarihe bakıldığında; sol, laik ve seküler düşüncenin devlet kademelerine hakim olduğu dönemlerde, İslami yapılanmaların ve dindar vatandaşların ciddi bir ötekileştirmeye maruz kaldığı bilinmektedir. İnanç ve ibadetlerin kısıtlandığı, başörtüsü yasaklarının gölgesinde geçen o zor günlerde, muhafazakar kitleler dik ve dirençli bir duruş sergilemiştir.

AK Parti’nin kurulması ve ardından iktidara gelmesiyle birlikte, yıllardır süren bu kısıtlamalar kademeli olarak kaldırılmış, özgürlüklerin önü açılmıştır. Üniversitelerde ve kamu kurumlarında başörtülü kadınların hak ettikleri yerleri almasıyla birlikte, her şeyin yoluna gireceğine dair güçlü bir inanç doğmuştur. Müslüman toplum, uzun bir aradan sonra ilk kez rahat bir nefes almıştır.

Güç Dengeleri ve Kültürel Hegemonya

Ancak bu siyasi değişime rağmen, sol ve seküler kesim kendi doğrularından geri adım atmamış; devletin ve bürokrasinin pek çok kademesinde kendi kurallarını uygulamaya, tabiri caizse “borularını öttürmeye” devam........

© Mir'at Haber