menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geçmişten günümüze

4 0
sunday

ESİR KAMPINDA BİR CENGÂVER: Eşref Sencer Bey

Bu ilk yazımla yazarları arasına katıldığım Milat Gazetesi’nin aziz okuyucularına ‘Merhaba’ diyorum. Bundan böyle her hafta birlikte olacağız.

Meşhur Tarihçi-Sosyolog İbni Haldun, “Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer,” der. Ancak, özelliklerini kaybetmiş bir milletin, geleceğinin geçmişine benzemesine imkân yoktur... Ünlü tarih romancısı Mehmet Niyazi de, “Tarihi yazıp onu bir kültür ve şuur haline getirmedikçe, toprak altında kalan yer altı zenginlikleri gibi hiçbir anlam taşımaz,” demektedir. Tarihe dair bilgilerden mahrum isek, yaşadığımız zamanın ve ortamın içine hapsedilmiş oluruz.

Bugün 520 bin kişilik nüfusuyla Akdeniz’de, Libya’nın 330 km kuzeyinde yer alan bir ada ülkesi olan Malta, I. Dünya savaşı yıllarında (1914- 1918) İngiliz sömürgesiydi. Malta Adası, o yıllarda ve sonrasında (1921’e kadar) Osmanlı Devleti’nin idaresinde görev almış kişiler için bir sürgün yeri olmuştu. İngilizler, keyfî kararlarla bu adayı “Sürgünler Adası” haline getirmişlerdi. Özellikle 30 Ekim (1918) Mondros Mütarekesi’nden sonra Türk milletini lidersiz bırakmak, böylece yeni bir direnişi önlemek gayesiyle aralarında siyasetçi, asker ve gazetecilerin de bulunduğu yüzlerce aydını bu adaya sürmüş, aylarca savaş esiri olarak burada tutmuşlardı. Malta’da kimler yoktu ki! Sadrazamlar, şeyhülislâmlar, vekiller, mebuslar, askerler, yazar ve gazeteciler... Aralarında Sadrazam Said Halim Paşa, Şeyhülislâm Hayri Efendi, Ali İhsan Paşa (Sabis) Paşa, Rauf (Orbay), Dâhiliye Nazırı Ali Fethi (Okyar), Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Hüseyin Cahit (Yalçın) gibi pek çok meşhurun da bulunduğu yüzlerce isim, yakalanarak Malta’ya getirilmişti.

Teşkilâtı........

© Milat