menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı’dan Doğu’ya kayan eksen ve Türkiye’nin stratejik ekseni

14 0
10.09.2026

Geçtiğimiz günlerde ABD’li ünlü akademisyen ve ekonomist Steve Hanke’nin X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı bir paylaşım, jeopolitik sahnede uzun süredir tartışılan ama üzeri ikiyüzlü bir diplomatik söylemle örtülmeye çalışılan büyük bir hakikati yeniden gündeme taşıdı. Hanke, Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı kulvarında eş zamanlı varlık gösterme çabasını, adeta bir "kararsızlık" ya da "iki taraflı oynama" sığlığıyla eleştiriyor; Türkiye’nin her zaman yaptığı gibi her iki kulvarda da ilerlemek istediğini ima ediyordu.

Ancak bu sığ yaklaşıma en diplomatik ama en yalın cevabı Savunma Sanayii Analisti Turan Oğuz verdi. Oğuz’un altını çizdiği gerçek, sadece Türkiye’nin değil, 21. yüzyılın tüm küresel güç merkezlerinin yüzleşmek zorunda olduğu yalın bir fizik kuralı gibiydi: "Dünyanın kütle merkezi Batı’dan Doğu’ya doğru kayıyor."

Bu kayış, temelsiz bir kehanet veya ideolojik bir fantezi değildir. Önce ekonomik üstünlüğün Doğu’ya transferine şahitlik ediyoruz; bunu kaçınılmaz olarak askeri ve teknolojik üstünlük takip edecek. Geri dönüşü olmayan o kritik eşik çoktan geçildi. Bugün küresel siyasetin tek meçhulü, bu sancılı geçişin ne kadar süreceğidir: 30 yıl mı, yoksa bir asır mı? Zamanın ruhu hükmünü icra ederken, Türkiye bu büyük güç değişimini tesadüfen değil, çok önceden okuyarak stratejik konumunu buna göre inşa etmiştir.

Güvenilirlik İllüzyonunun Çöküşü: Batı Neden........

© Milat