Esra Işık sahipsiz değil
Esra Işık sahipsiz değil
Son günlerin toplumu üzen en hazin olaylarından biri, ormanını, suyunu, zeytin ağaçlarını savunan Esra Işık’ın gece yarısı evi basılarak tutuklanıp hapse atılması oldu.
Günlerdir Muğla bölgesinde “Esra Işık sahipsiz değildir” “Esra’ya özgürlük” diye protesto gösterileri yapılıyor.
Mahkeme, Esra’nın tutukluluk haline yapılan itirazı reddetti.
Protestocular, bunun Limak Holding’in çıkarlarını kollayan bir yaklaşım olduğunu iddia edip, holdinge ait “YK Enerji” binası önünde yaptıkları açıklamada:
“Esra, Limak şirketi istediği için tutuklandı. Bu holdingin maden alanlarını genişletmesi için gözdağı veriliyor. Köylülerin tutuklanmasıyla mücadeleyi kıramazsınız. Ya hepimizi tutuklayın, ya da Esra’yı serbest bırakın. Acele kamulaştırma kararını da iptal edin. Burası Limak Holding’in çiftliği değil” dediler.
31 yaşındaki Esra Işık, köyünü, ormanını, topraklarını savunmak için mücadele edip adalet arıyor. Ancak… O adalet ararken gece evi basılıp tutuklandı.
Türkiye’de yaşam alanlarını savunmak artık hapse atılacak kadar ağır bir suç oldu demek ki, öyle mi?
Tutuklama olayı ile topluma “Biz dağları, taşları, ormanları, her yeri maden şirketlerine açarız, itiraz edenler bedelini cezaevinde öder!” mesajı mı veriliyor?
21’inci Yüzyıl Türkiye’si böyle mi olmalı?
Yazarın diğer yazıları
