Çağımızın kolektif bilinçaltı: Algoritmalar
“Algoritmalar…”
Sanki çağın yeni mitolojisi.
Bir şeyi neden gördüğümüzü, kimi neden hissettiğimizi, hatta bazen neden sustuğumuzu bile açıklayan büyülü bir kelime haline geldi. Eskiden insan davranışlarını anlamak için psikolojiye, toplumu anlamak için felsefeye başvururduk.
Şimdi ise aynı soruların yanıtını verileştirilmiş bir dijital dünyada arıyoruz; her duygu, her tercih, her tesadüf sayılara, grafiklere indirgenmiş durumda.
Son yılların en popüler sorusu: “Bu algoritmalar nasıl çalışıyor?”
Herkes o görünmez formülü çözmeye çalışıyor.
Ama aslında çok da karmaşık bir formül yok arka planda.
Bu algoritamayı kim eğitiyor? Cevap net: Biz.
Kaydırma hızımızdan, beğenme refleksimizden, hangi videoda ne kadar kaldığımıza kadar her şeyden öğreniyor.
Yani algoritamalara insan davranışını öğreten veri seti, tabi ki bizzat insanın kendisi.
Dolayısıyla algoritmayı anlamaya çalışmak, bir bakıma insanı anlamaya çalışmak demek.
Sistem, bizim arzularımızın, korkularımızın ve dikkatimizin matematiksel hâli.
Algoritma teknik olarak karmaşık bir dizi matematiksel model olarak görünüyor.
Ama özünde, bir kültürün dijital izdüşümü. Hangi içeriklerin görünür olduğu, hangi davranışların ödüllendirildiği; toplumun hangi duygulara prim verdiğini gösteriyor.
Bir postun neden viral olduğunu anlamak, o toplumun neyi arzuladığını anlamakla........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar