Erhürman, gaile çekmiyor. Gaileyi Hristodulidis çeksin…
16 yıl önce dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon Kıbrıs’a gelmişti.
16 yıl sonra bu kez BM Genel Sekreteri Antonio Guterres Ada’ya gelecek.
Bir BM Genel Sekreterinin Kıbrıs’a gelişi sıradan bir diplomatik ziyaret değildir.
Doğal olarak, “Kıbrıs sorununda yeni bir şey olur mu?” sorusunu da beraberinde getirir.
Hemen şunu belirteyim.
Her yeni süreç, kendinden önce oluşan ya da var olan statükonun üzerine inşa edildi.
1960’ta sömürge dönemi kapandı, Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.
Ancak Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar, kurulacak devletin temel anlaşmalarını ve anayasasını baştan sona kendileri müzakere etmedi.
Türkiye, Yunanistan ve İngiltere hazırladı.
Kıbrıs Türk tarafı adına Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Rum tarafı adına Makarios imzayı attı.
Makarios’un anlaşmaları imzalamak istemediği, son gece İngilizlerin bazı görsel malzemelerle baskı yaptığı yıllardır anlatılır.
Ne kadarı doğru, ne kadarı efsane, kesin konuşamam.
1960 Cumhuriyeti anayasal kimliğiyle yalnızca üç yıl yaşayabildi.
21 Aralık 1963 sonrasında Kıbrıslı Türkler devlet yapısının dışına itildi. 103 köy terk edildi. Türk toplumu dar alanlarda, çağdaş yaşam koşullarından uzak biçimde varlığını sürdürmeye çalıştı.
Makarios, Kıbrıslı Türkleri Cumhuriyet yapısının........
