Aklını izne çıkaranlarla bir yere varılamaz
Neydi o haller öyle?… 25 Mart’ta, yani 1821 Yunan bağımsızlık gününde yine coşmuşlardı… Yunanistan’ın Kıbrıs sularında bulunan “Kimona”, “Psaras”, “Edra”, “Egeon” ve “Iraklis” Yunan savaş gemilerinin komutanları da ortak mesaj yayınlayarak “25 Mart sadece bir tarih değildir… Bir hatıradır, bir görevdir ve vatanın ruhudur. Mücadelelerin ve özgürlüğün doğduğu bu aynı denizden şimdi biz devam ediyoruz” diye sallamışlardı… Ve bugün 1 Nisan… Enosisçi ve Türklere karşı soykırımcı EOKA’nın faaliyete geçtiği meşum günün 71’nci yıldönümü… * Bugün, sadece 25 Mart’takinden değil, her yılki EOKA gününden daha fazla tahrike tanık ve maruz olacağımız kesindir… Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olmaz mı zaten?.. Bugünkü tasarlanmış tahriklerin önsözünü geçen Çarşamba günü 1821’in yıldönümü dolayısıyla duyurmadılar mı hepimize ve herkese?.. Geçen hafta, tahrik edici gösterilerini Yunan bayrakları altında ve Yunan Büyükelçiliği önünde tam anlamıyla ayyuka çıkardılar… Sözünü ettikleri o “Birleşik Kıbrıs”ın onlar için aslında ENOSİS’ten başka bir şey olmadığını bir kez daha çok net biçimde ortaya koydular… * Onlar için “federasyon” demek, “ENOSİS” demektir… EOKA ruhunu öylesi bir düzende yaşatabilmek demektir… Ve Hristodulidis… O gün o da öylesine coşmuştu ki, dediklerini kulağı duymuyordu… Rum Lider Nikos Hristodulidis’in artık bardağı taşıran davranış ve demeçleri karşısında sabrı taşan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ona “ağız payı” niteliğindeki yanıtını verirken, bu Hristodulidis hallerinin aklını izne çıkaranların durumunu yansıttığının da altını çizdi… * Aklını izne çıkarmışlarla siyasal çözüm arayışları bağlamında ne yapılabilir ki?. Adam müzakereden ve uzlaşmadan kaçmak için fanatizmin ve ırkçılığın her saçmalığını yapıyor… Hem de en uçlarda.. Hasılı bu Hristodulidis de umutsuz vaka… Seri umutsuz vakalardan biri… * Zamanıdır, Hristodulidis’in seleflerine bir kez daha bakalım: Mesela Hristofyas Mehmet Ali Talat’a “Kendimi Sarayönü’nde asayım mı?” dedirtmişti… Anastasiadis Mustafa Akıncı’ya “Bu iş bizim jenerasyonun başaracağı bir iş değil” dedirmişti… Hristodulidis ise, daha müzakere masasına bile oturmadan Tufan Erhürman’a “aklını izne çıkarmış kişi” tanımlamasını yaptırdı… 1821 kafası ile hareket ederek abuk sabuk bir siyaset izleyen Hristodulidis’in de 60 yıldır Kıbrıs sorununu sürüncemede bırakıp zamana oynayan diğer Rum liderlerden hiçbir farkının olmadığını duyumsatırken, Erhürman çok sabırlı Kıbrıs Türk halkının duygularına da tercüman oldu… * Sonuç olarak diyebileceğim şu ki, KKTC’mize dört elle sarılalım, KKTC’mizi mutlaka tanıtmaya bakalım… Eşit egemen iki devlet tezimizin haklılığının kanıtları olan saçma sapan Rum siyasetlerini dünyaya duyurabilmek için tüm olanaklarımızı kullanarak seferber olalım… Aklını izne çıkaranlar çok daha kötü işler de yaparlar… Biz de aklımızı başımıza toplayalım… Onlara hiçbir zaman ve hiçbir şart altında böylesi fırsatlar vermeyelim… * Ve hadi 2026’nın bu 1 Nisan gününde, EOKA coşkusu ile bugün neler yapacaklarını, ne herzeler yumurtlayacaklarını izlemeye ve gözlemlemeye hazır olalım… Güney Kıbrıs’ta aklın izne çıkarılacağı günlerden biridir yine bugün… Bunu önceden tespit edip söylemek için hiç de medyum olmaya gerek yoktur… Aklını izne çıkaranlarla siyasal çözüm adına bir yere varılamayacağını bugün bir kez daha görecek ve anlayacağız..
