menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“İslâmî literatürde ‘Hürriyet’ kavramı”

20 1
07.01.2026

Türkçe’deki özgürlük, İngilizce’deki freedom ve Fransızca’daki liberté karşılığı olarak günümüz Arapçasında el-hurriyye (hürriyet) kelimesi kullanıyorsa da bu son kelime Kur’an’da, hadislerde ve diğer klasik İslâm kaynaklarında özel olarak “köle olmama durumu” anlamını içerir. Eski sözlüklerde genellikle “hür” (el-hurr) kelimesinin, “köle (abd) olmayan, şerefli, soylu, her şeyin en iyisi” gibi anlamlara geldiği belirtilmekle yetinilir. Hürriyetin “şeref ve asalet” anlamında kullanımı da yaygındı. Ayrıca hür kelimesi sosyal seviyede “seyyid”i (köle olmayan, efendi), hürre de “seyyide”yi (câriye olmayan, hanım) ifade ederdi.

Kur’an-ı Kerim’de hürriyet kelimesi geçmez. Bir ayette hür kelimesi “efendi” (‘köle’nin zıddı) anlamında iki defa tekrar edilmiştir (Bakara 2/178). Ayrıca beş ayette “köleyi hürriyetine kavuşturma” anlamında ‘tahrîr’ kelimesi geçmektedir. Hadislerde de belirtilen anlamlarıyla sıkça kullanılmıştır.

Bilhassa ahlâk, tasavvuf ve felsefe kaynaklarında ‘hürriyet’in giderek ahlâkî anlama doğru kaydığı görülmektedir. Fârâbî, geleneğe uyarak ‘kerem’ ile eşanlamlı saydığı ‘hürriyet’i, kibirlenme ve alçalma (nezâlet) şeklindeki iki aşırılığın ortasında yer alan erdemi ifade ettiğini belirtir. Gazzâlî ise tasavvuf geleneğine uyarak ‘hürriyet’i daha çok “tutkuların esaretinden kurtuluş” anlamında kullanmıştır; “Kanaatte hürriyet ve izzet vardır” derken bunu kasteder (İhyâʾ, Kahire 1332, III, 242-243). Gazzâlî, İhyâʾnın “Hubbu’l-câh” bölümünde, “De ki: Ruh Rabbimin emrindendir” (İsrâ 17/85) mealindeki ayete dayanarak ruhun tanrısal (rabbânî) bir gerçeklik olduğunu düşünür. İnsandaki mevki tutkusunun da yetkinlik (kemal) arayışından ileri geldiğini, yetkinliğin üç temel........

© Karar