menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eşkıya dünyaya hükümran oldu…

79 0
04.03.2026

ABD Başkanı Trump, İsrail ile birlikte İran’a yapacakları saldırıdan üç gün önce yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, Ortadoğu’yu cehenneme çevirecekleri savaşı “İran ABD’yi vuracak nükleer çalışmalarına devam ediyor. Diplomasiden yanayım ancak dünyanın bir numaralı terör destekçisi olan bu ülkenin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim” sözleriyle meşrulaştırmıştı. (25 Şubat 2026)

Trump’un “diplomasiden yanayım” sözünün büyük bir yalan olduğu ortada değil miydi? Ama yeni dünya düzeninde Trump ya da başka otoriter liderlerin yalan söylemelerinin ne maliyeti var ki? Değil mi?

Trump, ağzıyla “diplomasiden yanayım” derken, bütün dünyanın gözüne soka soka -öyle gizli saklı değil- bir yandan başkomutanı olduğu ordusuyla İran’a saldırmak için bölgeye yüzlerce savaş uçağı, mühimmat yığınağı yaptı.

Dolayısıyla ABD ve İsrail’in İran’a saldıracakları sürprizli bir durum, kurdukları müzakere masası da gerçekçi değildi.

Trump için müzakere masası gerçekten bir strateji olsaydı, sonuç almadan masayı devirmezdi, neticeyi beklerdi. Nitekim toplantıya katılan ABD’li yetkililer ‘diplomasinin tıkandığını’ değil tam tersine sürecin ilerlediğini, Cenevre’deki ikinci müzakere turunun da olumlu geçtiğini; hala birçok ayrıntının ele alınması gerektiğini vurgulayarak, temel ilkelerde anlaştıklarını ve temaslarda somut ilerleme kaydedildiğini teyit etmişler, üçüncü kez bir araya gelmek üzere ayrılmışlardı. (17 Şubat 2026)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi saldırının başladığı sabah Amerikan kanalı NBC News’e verdiği röportajda ABD’ye “madem saldıracaktınız müzakereyi niye başlattınız” tepkisi gösterdi. Bu tepkiyi gösteren İran’ın sadece........

© Karar