Z Kuşağıyla işçi direnişi 101: Depo çalışanları devrim yapacak ben iş bırakıyorum!
Sosyal medya akışınızda şu ara çok sık depo işçileriyle, DGD-Sen ile ya da “Galiba depo işçileri devrim yapacak, ben istifa ediyorum” paylaşımlarıyla karşılaşıyorsunuzdur.
Bu ‘istifa ediyorum’ şakaları aslında bir gerçeği fısıldıyor: Depo işçisinin dik duruşu, hepimize kaybettiğimiz o ‘hayır’ deme gücünü hatırlatıyor. Peki, ne oldu da sistem bir anda bu kadar sert bir ‘error’ verdi?”
Bu insanlar neden direnişteler diye sorduğumuzda birçok gereklilik elbette sayabiliriz ama daha temel bir soru sormak belki de görevimiz: Bu ekonomik şartlarda ve patronların dünyasında nasıl greve çıkmasınlar?
Gelin beraber çok basit ve sinir bozucu bir hesap yapalım. Migros’ta, BİM’de veya A101’de kasanın yanındaki o meşhur naneli sakızları düşünelim.
Sakızın durumu: Geçen yıl 5 TL olan bir sakız, bugün 10-12 TL bandında. Yani sakız bile kendi değerini 0’den fazla artırmış.
İşçinin durumu: Patronların depo işçisine teklif ettiği zam oranı ise %1.
Şimdi sıkı duralım; asgari ücretin üzerine eklenen o %1’lik zam, ay sonunda bir işçinin cebine fazladan yaklaşık 170-200 TL koyuyor. Bu para, ayda sadece 15-20 paket sakız ediyor.
Günde 10-12 saat boyunca milyonlarca liralık malı sırtında taşıyan, lojistik ağını ayakta tutan bir insana, “Senin bir aylık emeğinin bedeli, günde yarım paket sakız bile etmez” deniliyor. İşte sosyal medyadaki o “istifa ediyorum” dalgasını yaratan şey tam olarak bu matematiğin hareketi. Sakızın bile enflasyon karşısında bir duruşu varken, işçiye bu oranın reva görülmesi bir ekonomi politikası değil, olsa olsa bir “shitpost” yani saçmalık........
