menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Konfor Alanından Çıkma

9 0
18.04.2026

Konfor alanımdan çıkayım dedim. Pek de iyi etmemişim.

Sıkıcı bulduğum şehrimden uzaklaştıkça açılan mesafe beni yutmaya başlamıştı. Yanından hızla geçip gittiğimiz tanıdık ağaçlar bile içimde bir sızı bırakıyordu.

Köy yerindeki şehirli ıstırabını, “acayip bir yabani ot” gibi hissettiğimi asla unutmayacaktım. Hızla akan konuşmalar içinde tek tük tanıdık sözcüklerden bir anlam örmeye çalışırken  bana birden soru sorulması, bu sesteki o yadırgayan ton… Ne üzücüdür. Her şeyden emin olan ve tek bir acabası bile olmayan insanlar, kıskandıran bir serilikle aralarında anlaşırken dönüp sana kinayeli bir şey söylerler ve sen hemen karşılık veremediğin için odadaki üstü örtülü soba gibi bir şey olmuşsundur.

Dönüş yolu, her zamanki kanepenin açısı ve kanepeye kıvrıldığımızda üstümüze attığımız yumuşak örtünün şefkatli bekleyişini hissederek geçer. Köşelerinin iyi davrandığı evim, tanıdık loş koridor. Gözüm kapalı bulabilirim kumandayı, çayı, pencereyi.

Kitaplarda akan âlemler yine kitaplarda kalmalı belki. Alnımdan süzülen terler, tarlada çalışan mevsimlik işçinin teri gibi değil çünkü. Niye ter döküyorsun kardeşim demezler mi? Ne işin var evinden uzakta? Egzotik âlemler de dallarındaki mayhoş meyveleri sosyal medyada olduğu gibi altın ışıklarla uzatmazlar sana. Orada döktüğün ter de hiç romantik değildir.

Vapurları ve........

© İnsaniyet