menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaşam Bütçeniz İdealleriniz için Yetecek mi?

18 0
28.09.2026

Geçtiğimiz günlerde bir toplantıda bana bir soru soruldu.

“Yaşam bütçeniz idealleriniz için yetecek mi?”

Soru kısa görünüyordu ama aslında çok derindi.

Çünkü bu soru, yalnızca “Ne kadar zamanınız kaldı?” diye sormuyordu.

Bana biraz da, “Hayatınızın bundan sonrasını neye ayıracaksınız?” diye soruyordu.

Yıllardır sivil toplum içinde gönüllülük yapıyor, sorumluluk üstleniyor, kurumların ve mesleklerin gelişimine katkı vermeye çalışıyorum.

Bu nedenle soru, ister istemez insanı kendi hayatına dönüp bakmaya davet ediyor.

Hayatımın ne kadarını ideallerime ayırdım?

Ve bundan sonra ne kadarını ayırabilirim?

Hepimizin bir yaşam bütçesi var

Maddi bütçemizi biliriz.

Gelirimizi, giderimizi, birikimimizi, yatırımımızı hesaplarız.

Ama bir de çoğu zaman hesaplamadığımız başka bir bütçemiz var: Yaşam bütçemiz.

Onun para birimi zaman…

Sermayesi bilgi ve deneyim…

Ve değeri, hayatımızdan geriye bırakacağımız iz.

Bu bütçe sınırsız değil.

Her gün biraz daha azalıyor.

Ama yaşam bütçesinin çok özel bir tarafı var:

Neye harcandığı, hayatımızın anlamını belirliyor.

Zamanımızı nereye veriyorsak, aslında hayatımızdan oraya bir pay ayırıyoruz.

Her biri yaşam bütçemizden yapılan bir harcama.

Peki, benim cevabım ne?

Bana sorulan soruya bugün daha açık bir cevap verebilirim.

“Yeter mi bilmiyorum; ama yettiği kadarını değil, gerektiği kadarını vermeye hazırım.”

Çünkü insanın önünde ne kadar zaman kaldığını bilmesi mümkün değil.

Ama elindeki zamanı ne için kullanacağı konusunda bir tercihi var.

Benim için sivil toplum gönüllülüğü de yıllar içinde böyle bir tercih oldu.

Bir mesleğin gelişmesine katkı vermek…

Bir kurumun geleceğine yatırım yapmak…

Bilgiyi ve deneyimi paylaşmak…

Benden sonra geleceklerin daha güçlü bir zeminde yürümesine katkıda bulunmak…

Bunları hiçbir zaman yalnızca bir görev olarak görmedim.

Bunları, hayatın bana sunduğu anlam alanlarından biri olarak gördüm.

İdeallerin de bir bedeli vardır

İdeal sahibi olmak kolaydır.

Zor olan, idealiniz için yaşamınızdan bir pay ayırmaktır.

Çünkü her idealin bir bedeli vardır.

Bazen konforunuzdan vazgeçmenizi ister.

Bazen kişisel çıkarlarınızın önüne ortak faydayı koymanızı ister.

Sivil toplum gönüllülüğü biraz da budur:

Karşılığını hemen almayacağınız bir geleceğe bugün yatırım yapmak.

Bazen sonucunu siz görmeden…

Ve belki de tam burada Nâzım Hikmet’in dizeleri bize başka bir şey hatırlatır:

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine…”

Tek başına bir hayat yaşamak başka; hayatımızı başkalarının hayatına, ortak........

© Hürses