Fed'in yeni dansı: Altının umudu
Warsh ilk adımı attı, piyasalar ritmi yakaladı. Merkez bankacılığı biraz dansa benzer. Ritmi merkez bankası belirler, piyasalar ise o ritme uyup uymamaya karar verir. ABD merkez bankası Fed’in yeni Başkanı Kevin Warsh da göreve geldikten sonraki ikinci önemli konuşmasında ilk adımını attı. Portekiz'deki Avrupa Merkez Bankacılığı Forumu'nda verdiği mesajlar, yalnızca Fed'in yeni yönetim anlayışını ortaya koymadı; tahvilden dolara, altından hisse senetlerine kadar hemen bütün varlık fiyatlarında karşılığını buldu.
Warsh, uzun yıllardır merkez bankalarının kullandığı ve piyasalara önceden faiz sinyali vermeyi amaçlayan "sözlü yönlendirme" modeline mesafeli durduğunu açıkça gösterdi. Faiz konusunda peşin taahhüt vermek yerine veriye dayalı karar alacaklarını şu sözlerle anlattı:
"Şu andan bir karar veya yargıda bulunmayacağım. Taktikler, stratejiler ve geri kalan her şey o odaya girip kapıyı kapattığımızda konuşulacak. Şu aşamada bundan daha fazlasını söyleyemem."
Yapay zeka enflasyonun dostu mu, düşmanı mı?
Bu yaklaşım ilk bakışta belirsizlik yaratıyor gibi görünse de aslında Fed'in hareket alanını genişletiyor. Önceden söz verip ekonomik koşullar değiştiğinde geri adım atmak yerine, şartlar oluştukça karar veren bir merkez bankası profili çiziliyor.
Warsh, piyasaların önüne hazır bir yol haritası koymak yerine güvenilir bir pusula sunmayı tercih ediyor.
Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri de yapay zekâ yatırımlarıydı. Warsh'a göre bugün yaşanan süreç sadece teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda ekonomik dengeleri yeniden şekillendirecek büyük bir sermaye yatırımı dalgası.
Bunu şu sözlerle ifade etti:
"Yapay zeka şoku, ABD'de sermaye harcamalarında bir patlamaya neden oluyor. Bunu öncelikle talep tarafında görüyoruz ancak bir noktada arz tarafında da göreceğimizden eminim. Şirketler şu an geleceğe yatırım yapıyor... Biz bu devrimin henüz birinci veya ikinci noktasındayız."
Gerçekten de veri merkezlerinden enerji altyapısına, çip üretiminden bulut teknolojilerine kadar uzanan dev yatırımlar kısa vadede talebi ve fiyat baskılarını artırıyor. Ancak bu yatırımlar üretkenliği yükselttikçe aynı süreç uzun vadede enflasyonu aşağı çeken en önemli faktörlerden biri olabilir.
Enflasyonda umut var, rehavet yok
Mayıs ayında enflasyonun %4.2 ile üç yılın zirvesine çıkmasının ardından son haftalarda yaşanan olumlu gelişmelere dikkat çeken Warsh, piyasalara........
