menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dün Doğu Türkistan Bugün Güney Türkistan

11 0
03.02.2026

1980’li yıllarda Doğu Türkistan Türkleri çelik gibiydi. Pekin’in Türkleri bölme amaçlı politikalarına, gördükleri eziyetlere, Kültür Devrimine ve yaşanan kitlesel ölümlere rağmen hem uyanıktılar hem de birlik halindeydiler. Türklüğe ve milli benliklerinin zırhı haline dönüşen İslam’a sımsıkı sarılmışlardı.

Babam 1990’ların başında Kazakistan’a yerleşmiş. Uluslararası şirketlerin Türkistan distribütörlüğünü yapan bir Türk şirketinin yöneticisi olarak defalarca Doğu Türkistan’a gitmiş. Şehir, kasaba ve köy ayırmadan Doğu Türkistan’ın her yerini görmüş. Onun aktardıklarından o günkü Doğu Türkistan’dan birkaç fotoğraf sunmak isterim.

Babam ilk seyahatine Urumçi’den başlamış. Şehrin eski şehir (Türk bölgesi) ve yeni şehir (Çin bölgesi) olarak değerlendirildiğinden habersiz olduğundan, tesadüfen yeni şehirde bulunan bir otelde kalıyormuş. Bu nedenle taksi şoförlerinden seyyar satıcılara, esnaflardan Uygur otel personeline kadar herkesten tepki görmüş. ‘’Başörtüsü Türk kimliğinin bir parçası olmuş. Dindar olmayan Uygur kadınlarda başörtüsü takıyor. Öyle ki hayat kadınlarının bile başörtüleri var.’’ derdi.

Çin’de çok kalabalık Dungan veya Hui denilen Müslüman Çinliler var. Onlarda Türkler gibi Hanefi-Maturidiler. Buna rağmen Türklerle Dunganların camileri ve mescitleri ayrıymış. Türkler Dungan camilerinde asla namaz kılmıyorlarmış. Türklerin, Müslüman bile olsalar, Türk olmayanlarla evlenmesi, yok denecek kadar azmış.

Pekin, umumi ahvalin böyle olduğu 1980’lerden başlayarak, Suudi Arabistan tarafından finanse edilen, Selefilik ve Vehhabilik propagandası yapan kuruluşların Doğu Türkistan’da faaliyette bulunmasına izin verdi. Hatta bu kuruluşların önünü açtı. Çin’in amacı daha önce defalarca denediği ama bir türlü beceremediğini becermek yani Türkleri bölmekti. Suudilerin gayesi ise taraftar........

© Habererk