Terörsüz Türkiye projesi: Nerede kalmıştık?
TERÖRÜZ TÜRKİYE PROJESİ: NEREDE KALMIŞTIK?
Şubat ayında, Meclis komisyon raporunun açıklanması safhasında kalan Terörsüz Türkiye projesi, ABD ve İsrail’in aynı ayın sonunda (28 Şubat) başlattığı İran saldırısı ile duraklama dönemine girdi.
Böylesi bir projenin, böylesi bir savaş karşısında belli bir rölanti atmosferine girmesini doğal karşılamak gerekiyor bir yerde.
Ama şunu ifade edeyim:
Bu savaş, Terörsüz Türkiye projesinin kıymetini bir kere daha teyit etmekle kalmadı, bu projenin getirdiği pozitif iklim sayesinde, bu savaş nedeniyle ortaya çıkabilecek pek çok risk ve tehlikenin önüne geçilmiş oldu.
Somutlaştırayım bu hususu…
Savaşın ilk günlerinde ABD ve İsrail, (özellikle İsrail) İran’a yönelik muhtemel bir kara harekatı için bölgedeki Kürt unsurları kullanma fikrini gündemlerine aldılar.
Böyle bir durumun, yaklaşık iki yıldır büyük bir titizlikle yürütülen Terörsüz Türkiye/Terörsüz Bölge sürecini sabote etmesi de kaçınılmazdı.
Suriye’deki mesele tam hal yoluna koyulmuşken, bu defa İran üzerinden yeni bir tehdit algısı alıp yürüyebilirdi.
Bu yürüyen süreç ve bu sürecin getirdiği imkan ve iklim sayesinde öyle olmadı.
Savaşın başında bu şekilde bir tehdit ufukta belirince Ankara, hemen refleks gösterdi, ABD makamlarına böyle bir fikrin Türkiye’de ürettiği rahatsızlık iletildi.
Asıl önemli olan husus ise, İsrail’in kullanmak istediği Kürt unsurlarla kurulan temas sayesinde böyle bir tehlikenin atlatılması........
