HAK VERİLMEZ, ALINIR; DİRENİŞİN ÖĞRETTİKLERİ
Doruk maden işçilerinin günler, haftalar, hatta aylar süren hak mücadelesi, bu ülkenin emek tarihine bir not daha düşmüştür. Bu not, yalnızca bir işçi direnişinin hikâyesi değil; aynı zamanda bir gerçeğin altını kalın harflerle çizen bir deneyimdir: Hak, bekleyene değil, mücadele edene gelir.
Bu işçiler, yalnızca alamadıkları ücretler için değil, insan onuruna yakışır bir yaşam için direndiler. Sabah çocuklarına harçlık verebilmenin, akşam sofraya bir lokma ekmek koyabilmenin mücadelesini verdiler. Talepleri ne lükstü ne de ayrıcalık… İstedikleri, insanca yaşamın en temel gereklilikleriydi. Ancak bu kadar temel taleplerin bile karşılanmadığı bir düzende, susmak yerine ayağa kalkmayı tercih ettiler. Onların kazandığı her hak, aslında bir gerçeği daha görünür kıldı: Vazgeçmeyen kazanır. Çünkü........
