menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Halep saldırısı ve arkasındaki hesaplar

84 33
09.01.2026

Suriye’de HTŞ (Heyet Tahrir eş Şam) güçleri, Halep’teki Kürt mahallelerine, Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana en şiddetli saldırısını düzenliyor. HTŞ, SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ile anlaşmazlık yaşadıkları her dönem, Halep’te yüz binlerce Kürt’ün yaşadığı Eşrefiye ve Şeyh Maksud Mahallelerini ‘kolay hedef’ olarak görerek defalarca saldırı düzenlemişti. Ancak HTŞ’nin yeni Suriye ordusunun Halep’teki Kürt mahalleleri “askeri bölge” ve YPG’ye (Halk Savunma Güçleri) bağlı asayiş güçlerinin mevzilerini “meşru askeri hedef” ilan ettiği son saldırısı öncekilerden önemli oranda farklı özellikler taşıyor. Bu yazı yazılırken HTŞ güçlerinin Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd Mahallelerinde Kürt güçlerine yönelik kapsamlı saldırı başlatacağı açıklanmıştı.

HTŞ güçlerinin 3. günü dolduran saldırı ve kuşatması nedeniyle on binlerce Kürt, Suriye iç savaşı döneminde bile ayrılmadıkları Halep’i terk etmek zorunda kaldı. Aynı anda TSK’nin de Halep’in kuzeyine yeni birlikler sevk etmesi bu saldırının plansız olmadığını ortaya koyuyor. Zaten Milli Savunma Bakanlığı da Halep’teki saldırı ile ilgili “Talep etmesi halinde HTŞ yönetimine gerekli desteğin verileceği” açıklamasını yaptı. Türkiye’deki Saray rejiminin temsilcileri tarafından “entegrasyon” adı altında SDG’nin yeni Suriye ordusuna kendini tasfiye ederek (bireysel olarak) katılması gerektiği konusunda sayısız açıklama yapıldığı biliniyor.

Şam’daki ‘geçici’ HTŞ yönetiminin Rojava özerk yönetiminin “diyalog” çağrılarını yanıtsız bırakması da son saldırının Saray rejimi ile birlikte planladığı iddiasını güçlendiriyor. Rojava’daki en etkili siyasi aktör olan PYD’nin (Demokratik Birlik Partisi) Başkanlık Konseyi Üyesi Foza Yusuf da “stratejik bir hata” olarak nitelediği Halep saldırısının “Dış güçler tarafından dayatıldığı”nı söyleyerek Türkiye’yi işaret etmişti.

Öte yandan SDG tarafından yapılan açıklamada bu saldırının devam etmesi halinde “Bütün Suriye’nin savaş alanı haline geleceği” uyarısı, HTŞ güçlerinin Halep saldırısının Suriye’deki entegrasyon görüşmeleri bakımından da önemli sonuçları olacağına işaret ediyor. Ankara’nın, Kürt Hareketi Lideri Öcalan ile yürüttüğü görüşme sürecinin büyük oranda Suriye’deki gelişmelere ve SDG’nin entegrasyonuna endekslendiği düşünüldüğünde Halep’teki saldırının bu sürecin gidişatına da kaçınılmaz etkilerinin olacağına şüphe yok.

Nasıl Türkiye’de Kürt sorununda başlatılan süreç diğer bölgesel gelişmelerden bağımsız düşünülemezse son Halep saldırısı da Suriye ve bölgedeki diğer gelişmelerden bağımsız anlaşılamaz.

Bu saldırının zamanlaması ve hedeflerini anlamak bakımından birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:

Birinci olarak, Suriye’deki geçici HTŞ yönetimi ile Rojava özerk yönetimi arasında SDG’nin entegrasyonu ve özerk yönetimin elinde bulunan kurum (sınır kapıları) ve kaynakların (petrol)........

© Evrensel