Kitaplardan Bir Kimlik İnşa Etmek
On Beş Yaşın Pusulası
Bugünün dünyasında her şey çok hızlı. Bilgi ayak üstü tüketiliyor, duygular ekran kaydırmaları arasında kaybolup gidiyor. Oysa bizim kuşağımızın, özellikle de o 15-16 yaşlarımızın bambaşka bir ritmi vardı. O yaşlar, bir insanın sadece büyüdüğü değil, asıl kimliğini inşa ettiği, ruhunun derinliklerine o ilk tohumların serpildiği yıllardır.
Benim hikayem, pek çoğumuz gibi ilkokul ve ortaokul yıllarının koridorlarında başladı. Bilinçaltımın ilk tuğlaları, Ömer Seyfettin’in Kaşağı’sı ile vicdan azabını öğrenerek, Kemalettin Tuğcu’nun o dokunaklı dünyasında hayatın zorluklarını sezerek örüldü.
Ama asıl fırtına, lise çağlarında, o ilk gençliğin kapısında koptu.
Rus Bozkırlarından Gelen Bir Manifesto
Lise yılları… Elime Ivan Turgenyev’in Babalar ve Oğulları geçiyor. Bugün bile dönüp baktığımda Turgenyev’in ne kadar müthiş bir yazar olduğunu, o dönemin ruhunu nasıl süzdüğünü daha iyi anlıyorum. Kuşakların çatışmasını, eskiyle yeninin amansız kavgasını o kitaptan öğrendim. Hatta öyle ki, kitabın kahramanı Bazarov ile aramda sarsılmaz bir bağ kurmuştum; o yaşın heyecanıyla kendimi adeta bir Bazarov gibi hissediyor, dünyayı onun o tavizsiz ve sorgulayıcı gözleriyle anlamaya çalışıyordum. Bazarov un nihilist duruşu, sanki benim duruşum........
