menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahmet Günbaş yazdı: Atila Er’den İlginç Bir Yapıt: Fragmanlar

27 0
02.10.2026

Canlı Yayın Tekrarları

Popüler Kültür Tiyatro Sinema Müzik

Ahmet Günbaş yazdı: Atila Er’den İlginç Bir Yapıt: Fragmanlar

AG Ahmet Günbaş · 2 Ekim 2026 • 6 Dakika 6 Saniye · 0 yorum

Atila Er’in, Balkan Türk Edebiyatı’nın önemli temsilcilerinden Şaban M. Kalkan’ın şiirleri üzerine kaleme aldığı Fragmanlar* yapıtı, aynı zamanda sanat tarihçisi, antolog, araştırmacı, çevirmen ve yazar ünvanıyla öne çıkan bir edebi kişiliği tanıtmakla kalmıyor, giderek ortaklaşa bir tür olarak yerini koruyan ‘fragman’ın tarihçesi hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Buna göre Eski Yunan şiirine kadar uzanan çeşitlilik ekseninin şiiri ilgilendiren kısmında; duygu, düşünce ve çağrışım öğeleriyle tamamlanan üç dizelik bir biçemi, Şaban M. Kalkan’dan yansıyan örneklerle fragmanın çağdaş yüzü olarak belirliyor Er. Kalkan, söz konusu fragmanlarında Dante’den Cehennemden Kaçış, Boris Pasternak’tan Nobel Ödülü, Nâzım Hikmet’ten Kızçocuğu ile İvan Doynov’dan Kuşun Kaderi şiirleri hakkında dizeler kaleme almış. Örneğin, Kızçocuğu hakkında yazılan fragman, ele alınan şiirin ana karakterini koruyan ve geliştiren “Dünyada savaşlar olmasın diye /Birlikte hareket ederse halklar / Şeker de yiyebilir tüm çocuklar” (s: 14) dizeleriyle yepyeni bir pencere açıyor barışa.

Gerçek adıyla Dr. Şaban Mahmutoğlu Kalkan, 1938, Razgrat’ta bağlı Şeremet (Veselet) köyü doğumlu olup Bulgaristan’daki zorunlu soyadı değişikliği nedeniyle 1989’daki o büyük kafileyle birlikte Türkiye’ye göçmek zorunda kalır ve “Sıcak Gurbet” olarak gördüğü İzmir’e yerleşir. İzmir’de bir devlet hastanesinde görevlendirilen yazar, mesleğinden 2003 yılında emekli olur. İlk şiiri 1953’te, Sofya’da çıkan Eylülcü Çocuk gazetesinde yayımlanan Kalkan, sonrasında Halk Gençliği, Yeni Işık, Yeni Hayat, Sofya, Önder (Keşan), Kardeş Edebiyatlar (İzmir), Birlik (Bakü), Gelişim (Tel-Aviv) gibi gazete ve dergilerde ürünleriyle görünür. Daha çok halk şiiri biçemleriyle öne çıkan şiirlerinin yanı sıra sone, taşlama, gezi notları, anı, epigram, eleştiri, fıkra, öykü ve söylencelere yönelik çalışmalarıyla dikkati çeker. Ürünlerinde her fırsatta barışa ve kardeşliğe yer açan Kalkan, bir ara Şeyh Bedreddin adıyla bir dram kaleme alır.

Yeri gelmişken halklar arasında dil savaşlarının antidemokratik bir tutum olduğunu belirtelim. Hangi halk olursa olsun, yaşayan son bireyine kadar, en geniş özgürlük ortamı içerisinde söz ve yazıyla kendini ifade etme, dolayısıyla kültür ve sanatını yaşama ve yaşatma  hakkına sahiptir. Her şeyden önce tartışmasız bir aydın tavrıdır bu, aksi düşünülemez. Hiç kuşkusuz Bulgaristan’dan Türkiye’ye göçene kadar “Mahmudov” soyadını kullanmak zorunda kalan Şaban M. Kalkan’ın sanatsal faaliyetlerini aynı doğrultuda değerlendirmeliyiz. Kaldı ki Bulgaristan doğumlu olup giderek yıldızı parlayan epeyce şair-yazar vardır ülkemizde. Hilmi Haşal ile Halime Yıldız adları aklıma takılıverir hemen. Bu arada Sabahattin Ali’nin akıbetinden sonra Bulgaristan’a sığınmak zorunda öykücümüz kalan Fahri Erinç’in, anılarında, yürürlükteki Türkçe hakkında hayal kırıklığına uğradığını da notlarıma ekleyeyim. Dolayısıyla Kalkan gibilerin tersine göçüne “dil göçü” adını da verebiliriz.

Atila Er, Kalkan’ın şiirlerine ilişkin fragmanlarından söz ederken sırasıyla ilgi alanına giren üç kitap adı sayar bize. Bunlar; Gerginlik,* Sevda Soneleri,**  ve Sıcak Gurbet’tir…***

Bana göre Fragmanlar, şiir........

© Edebiyat Burada