“Ürünlerimizi, Türk gençleri geliştiriyor; gurur duyabilirsiniz…”
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 15.8’e;
Atıl işgücü oranı ise yüzde 29.9’a çıktı…
Bu verilerin açıklandığı gün…
2025 yılında 800 milyon doları aşan ihracatı ve 5 bini aşan istihdamıyla Türk ekonomisine katalizör olan şirketlerden MAN’ın Ankara fabrikasında:
MAN Truck ve Bus SE Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Alexander Vlaskamp, Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay ve MAN A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu ile sohbet ediyorduk…
CEO Alexander Vlaskamp altını çizdi:
“Ar-Ge merkezimizi Ankara’da kurduk…
580’i Ar-Ge mühendisi olmak üzere yaklaşık 850 kişiye yeni istihdam sağladık…
Bu yatırımımızla, çok iyi üniversitelerden mezun, yetenekli bir insan kaynağına sahip olduk…
Yüksek seviyede yaratıcılıkla çalışan arkadaşlarımızdan bahsediyorum…
Sonuçta, bugün, elektrikli seyahat otobüslerini, sistemlerini, elektronik aksamlarını Ankara’da geliştiriyoruz…
Geliştirilen yeni modelimizi de bu nedenlerle Ankara’da üreteceğiz…”
“Genç mühendis çalışanlarımızla gurur duyuyoruz; siz de gurur duyabilirsiniz…” cümlesiyle, fırsat verildiğinde gençlerimizin neler yapabileceğine de dikkat çekmeye çalışan Vlaskamp ekledi:
“Ankara’da yaptığımız bu geliştirmeler, dünya talebini ve dolayısıyla üretimimizi/ihracatımızı/satışlarımızı olumlu yönde etkiledi…”
Vlaskamp, “haksız rekabet” ile tüm dünyanın kabusu olan/olacak Çin ile ilgili sorumda ise, yine geliştirmenin önemine değindi: “Geliştiriyorsanız, inovasyon yapabiliyorsanız sorun yok.”
Dünyanın talep ettiği/ edeceği ürünleri geliştirmemiz ve yüksek teknoloji ve verimlilikle üretmemiz gerekiyor…
Rekabet avantajı, üretim/ihracat/istihdam artışı bu yolla sağlanabiliyor…
Bunların temelinde, beşeri sermayenin niteliğini ve sağladığı/sağlayacağı faydayı artırmak yatıyor…
Gençlerimizin “fırsat eşitliği ve imkan sunulduğunda” neleri başarabileceğini gösteren örnekler (yukarıda ayrıntılandırmaya çalıştığım örnek gibi…) de artıyor…
2025 yıl sonu itibarıyla İŞKUR’a kayıtlı iş arayanların sayısı 2.4 milyona yaklaşmışken;
1.5 milyona yakın üniversite mezunu iş arıyorken ve bunun iki katından daha fazlası çalışmayı düşünmüyorken; Sanayici aradığı nitelikte çalışan bulamıyorken (niteliksiz ve fırsat eşitliği olmayan eğitim sistemi, sunulan imkanlarda kamu/özel dengesizliğinin arttığı çalışma hayatı vb. nedenlerle…);
İŞKUR tarafından işe yerleştirilebilen, yaklaşık 1.5 milyon kişiden 655 bini lise, 500 bini ilköğretim mezunuyken, işsizliği ve 370 milyar dolara yaklaşan ithalatı ve İTO’ya göre aylık 2.9 olan enflasyonu nasıl düşüreceğiz?
