Siyasi Etik Var Mıdır?
“Etik” ve “ahlak” kavramları, eş anlamlı kullanıma tabi tutulsa bile, tanımlamalara yüklenen anlamlar farklılıklar içerir. “Ahlak” kavramını daha üstün tuttuk ve kavramımızı günlük siyasetimizin mevcut acınası hali ile daha fazla kirletmemek için “siyasi ahlak” yerine “siyasi etik” kavramını kullandık. Çünkü Peygamberimizin “kendisini tamamlamak için gönderildim” dediği “ahlak” seviyesine ulaşmak için, her bir şehrimizde daha kırkar fırın inşa etmek zorunda olduğumuzu açık ve net şekilde görüyoruz maalesef.
Siyaset niçin yapılır ki? Topluluklara hükmetme egosunu doyurmak ve olabildiğince menfaat devşirmek için mi yoksa yeteneklerini halkın hizmetine sunmak ve mümkün olduğunca ıslah etmek için mi? Soruyu oldukça genel ve uçlara ulaşacak netlikte sorduğumuzun farkındayız. Detaylar ve pratik, bize her sorunun bu kadar kolay cevabının olmadığını öğretti.
Ama siyasi etik kavramını bile yerle bir eden bu derece çelişki, ilkesizlik, onura duyarsızlık, göz göre göre omurgasızlık olmaz ki! Yoksa “siyaset halayına girdiysen oynayacaksın, olur olur bu da olur!” mu diyeceksin? Halk “rüşvetler, torpiller, kayırmacılıklar havalarda uçuşuyor” diyor. Daha dün yerin dibine batırdığı partiye bugün ultra hızlı geçişleri, yoldaşım dediğine yolda defalarca indirdiği tekmeleri, sırttan vurulan........
