menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir kez daha bireyin özgür seçimi

59 0
04.07.2025

2 Ocak 2009, Cuma günü Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazım1 şöyle bitiyordu:

Halkın çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede bir genç kızın başını örtmesi elbette özgür seçim sayılamaz. Ama buna karşın Hıristiyanların çoğunluk olduğu bir ülkede Hırisyanlıktan dönme bir Müslümanın başına türban geçirmesi özgür seçim sayılabilir.

Çünkü birinde gelenek ve görenekler, dinsel referanslar arkada, ikincisinde ise karşıdadır. Referansları ve gelenekleri arkasına alan kişinin yaptığı seçime özgür seçim denemez. O aslında sürüye, çoğunluğa katılmıştır.

***

Cemaatin seçimi=Geleneğin ve göreneğin seçimi! Ama bireyin değil! Bireyin, cemaatin seçimine uymasını bir özgür seçim olarak tanımlamamız olanaksız. Birey ancak cemaatin, gelenek ve göreneğin hazır modelini reddederse özgür bir seçim yapmış olur.

Seçimin özgür olması için tercih ile ekolojik ortam arasında bir uyuşmazlık, bir çelişki, bir zıtlık olması gerekir. Örneğin bir genç kızın, görücü usulü evliliklerin egemen olduğu bir cemaatte eşini kendisinin seçmesi özgür seçimdir.

Üç kuşaktır doktor ya da avukat çıkan bir aileden gelen bir delikanlının aile geleneğine karşın matematikçi ya da davulcu olmayı seçmesi de özgür seçimdir.

Ülker İnce bugünler Slavoj Žižek okuyor. Žižek’e pek kanım ısınmasa da söyledikleri bana ilginç ve zekice geliyor. Örneğin “Bir Çin köylüsünün Çin yemeği yemesi özgür seçim değildir” diyormuş. “Ama bir Adanalının New York’ta bir Çin lokantasına........

© Cumhuriyet