‘Böyle gelmiş böyle gitmez’
İktidar; yarattığı umutsuzluk, çaresizlik ve korkuyla “Biz adam olmayız!”, “Böyle gelmiş böyle gider” algısını yaygınlaştırarak toplumu karanlığa mahkûm etmek, bu tablonun değişebileceği duygusunu yok etmek, toplumsal muhalefetin cesaretini kırmak istiyor. “Arkası gelmez dertlerimin, bıktım illallah/ Biri biterken öbürü de başlar, vermesin Allah/ Böyle gelmiş böyle gidecek, korkarım vallah/ Yok mu çaresi dostlar fesüphanallah/ Âlemin keyfi yerinde yine maşallah/ Bize de bir gün kader güler, güler inşallah/ Böyle gelmiş, böyle gidecek, korkarım vallah/ Yok mu çaresi, dostlar, fesüphanallah?” diyen Erkin Koray’ın şarkısındaki sorunun yanıtını toplumsal muhalefet veriyor.
Kendi gücüne güvenen, inanan toplumsal muhalefet, umutsuzluğa, korkuya karşı geleceğini arıyor, düzen değişikliği istiyor ve bunun için mücadele ediyor.
BİR ‘İNSANOĞLU İNSAN’
Aziz Nesin, 1950’lerden beri yaşadığımız siyasal, ekonomik, kültürel yozlaşmaya, bozulmuşluğa, aksaklıklara isyan ederek mizah öykülerinde dile getirdi.
1953’te Geriye Kalan adlı kitabının önsözünde şöyle diyordu: “Babiali’ye aşk şiirleriyle girdim, yokuşun alt başından ellerim kelepçeli çıktım. Bir küçük, bir güdük kalem ki, şeflerin, diktatörlerin, yardakçıların, bütün bu kör nişancıların hıncına, gayzına, gazabına........
