Zurnada peşrev olmaz
Ne çıkarsa bahtına, demişler. İran saldırısında Trump, zurnada peşrev yapmaya girişti. Bahtına düşen ise olmayan karizmasının yerle yeksan olması, milyarca dolarlık zarar ve köşeye sıkışmışlık. Elde ettiği ise kocaman bir hiç.
İran’ın her restine “Tutmayın beni, mahvedeceğim onu” demesine karşın her seferinde geri adım attı. En son Pakistan genelkurmay başkanından “Hadi bizi barıştır” diye yardım dilendi. Kendisinin ya da adamlarının yazdığı bir ateşkes metnini gönderip Pakistan’ın kendi önerisiymiş gibi açıklamasını rica etti. Pakistan genelkurmay başkanı da kendisine gönderenin adresini silmeden paylaşınca ABD rezil rüsva oldu.
Netanyahu’ya sözü geçmeyen Trump, önceden anlaştığı metnin belgelerinde açıkça yer almasına karşın Lübnan’ın ateşkes dışında olduğunu açıkladı. İran da “Ya öyle mi?” deyip Hürmüz’ü yeniden kapattı.
Düştüğü durumun farkında olmayan Trump, bu kez zurnada peşrevi bırakıp yağlı güreşçilerin peşrevine geçiş yaptı. Güreş öncesi “Hayda bree!” diye nalarar atıp ellerini birbirine vurarak meydanda ritmik peşrev çeken pehlivanlar gibi, Trump da yine üst perdeden tehditler savurmaya başladı.
Zurna peşrevi gibi pehlivan peşrevi de bu saatten sonra hiçbir işe yaramaz. Zira Trump’ın yalancı pehlivan olduğunu herkes öğrendi.
ÖYLE YA DA BÖYLE ANLAŞMA OLACAK
Masada hemen anlaşma hatta ateşkes olacağı beklenmesin. Elbette karşılıklı restleşmeler, el yükseltmeler, çekilmeler olacak. Ama sonunda bir şekilde anlaşma olacak. Zira hem ABD’nin hem İran’ın bu savaşı sürdürecek takati yok.
Hele ABD’nin hiç yok. İran’ın zamana ihtiyacı yok. Bekleyebildiği kadar bekler. Nasılsa iç kamuoyu da arkasında. Ama ABD öyle mi?
Hem ABD iç kamuoyunda homurtular başladı. MAGA yanlıları bile savaşın maliyetini sorgulamaya başladı. Bakanlarını görevden aldı. Amerikan basını Trump’ı hedefe koydu. Trump kendisini eleştiren medyaya karşı ağzını bozdu. Hoş ağzı zaten bozuktu da şimdi kendi sınırlarını zorluyor. Seçmenlerin desteği giderek azalıyor. Ara seçimlere şunun şurasında 7.5 ay kaldı. O yüzden Trump, “Bana bir koca lazım, o da bu gece lazım” moduna girdi.
Trump, büyük bir zafer elde edemeyeceğini anladı. ABD’nin silahlı gücü elbette tartışılmaz. Ama İran’ın da coğrafya gücü var. II. Dünya Savaşı’nda Almanya nasıl ki Sovyet Cephesi’nde “General Kış”a yenildiyse ABD’nin de olası bir kara savaşında güneyde General Zagros, kuzeyde General Elruz, kuzeydoğuda General Sabalan’a yenilmesi mukadder. Bu üç büyük dağ silsilesi İran’ı kalkan gibi koruyor.
İran’ın savaş tazminatı istemesi ve Hürmüz’den geçişlerde para istemesi kolay karşılanabilecek talepler değil. Aslında bunu İran da biliyor. İran bu iki maddeyi yaptırımların tümüyle kaldırılması karşılığında koz olarak öne sürüyor.
Yaptırımların kalkması halinde yanmış yıkılmış İran’a kısa sürede yeniden kendini inşa edebilir.
Hürmüz kartını bir silah olarak kullanan İran artık Körfez ülkelerinin güvenemeyeceğini, o nedenle Körfez ülkeleri ile İsrail’in petrolün Hayfa üzerinden taşınması konusunda anlaşabileceğini söyleyen uzmanlar var.
Daha geçen yıl Katar’ı bombalayan İsrail’e nasıl güveneceklerinin cevabı var mı?
