Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-2
Türkiye, Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Yakındoğu’ya, Doğu Akdeniz’e, Ege’ye, Boğazlara ve Karadeniz’e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı’nın Sevr Antlaşması ile bölüşülmesi, bugünkü Türkiye topraklarını, birbirine düşman küçük güçler arasında din, mezhep, ırk ve milliyetlere göre paylaştırarak yönlendirmesi ve güdümlemesi kolay bir hale getiriyordu.
Zaten insanlık tarihi de Birinci Dünya Savaşı ile “Teknoloji-İdeoloji Etkileşimi” bağlamında, “Din-Tarım” döneminden “Ulus-Endüstri” dönemine geçiyor; Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Rusya, Almanya gibi Din-Tarım İmparatorluklarını tasfiye ediyordu. İngiliz İmparatorluğu ise “yıkılışının başlangıcını” Anadolu topraklarında Mustafa Kemal Atatürk’ün ordularına karşı yenilerek yaşayacak ve İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar direnecekti.
Bu anlamda Osmanlı’yı çökerten ve paylaştıran Sevr, insanlık tarihinin siyasal gelişimine uygun, Emperyalistleri yenen Atatürk’ü onaylayan Lozan ise insanlık tarihinin siyasal........
