Cumhurbaşkanlığı programında enerji
2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Bakanlıkların bütçeleri geçtiğimiz günlerde açıklandı. Enerji, söz programda öncelikli sektörler arasında sayılıyor. Genel olarak 1980 sonrası iktidarların uygulamakta olduğu yanlış ve yetersiz enerji politikalarının devamını hedefleyen programda yine de önümüzdeki döneme dair birkaç önemli başlık not edilmeyi hak ediyor.
Programda ve doğal devamı olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinde enerji alanında yapılan yatırımların büyük kısmının arz güvenliğin artırılması ve net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması kapsamında gerçekleştirildiği belirtilirken, bu yatırımlar yenilenebilir enerji, düşük emisyonlu yakıt üretimi, nükleer enerji, enerji verimliliği ile şebeke ve depolama yatırımları olarak sayılmakta.
Programda bulunan en temel elektrik kapasite ve üretim hedeflerini baz alarak programı (ve bütçeyi) maddeler halinde değerlendirelim.
i) 2026 yılında doğalgaz hariç fosil yakıtlarda yeni bir kapasite öngörülmemekte, basına da yansıdığı üzere Akkuyu Nükleer Santralı’nın kısmi olarak üretime başlamasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Enerji Bakanlığı bütçesinde yer alan tamamlayıcı bir tabloya göre 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 79 oranında tamamlanmış olacak Akkuyu NGS, 2026 yılı içinde yüzde 85 tamamlanma oranı ile 42 GWh cüzi miktarda üretim yapabilir hale gelecek. Bilindiği üzere Akkuyu NGS, Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Rusya Federasyonu Hükûmeti Arasında Akkuyu Sahasında Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair Anlaşma” çerçevesinde inşa edilmektedir. Bu model, “Yap-Sahip Ol-İşlet” (Build-Own-Operate) modeli olarak bilinir. Yani santral tamamen Rusya Devlet Şirketi Rosatom’un iştiraki olan Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından kurulmakta, işletilmekte ve belirli bir süre boyunca elde ettiği gelirin bir kısmı devlet alım garantisi kapsamında güvence altına alınmaktadır. Türkiye’nin Rusya’nın Akkuyu’daki santraline verdiği alım garantisi, birinci ve ikinci ünitesinin üretiminin yüzde 70’i için kWh başına 12,35 dolar senttir. Üçüncü ve dördüncü ünitelerde yapılacak üretim için ise yüzde 30’luk alım garantisi verilmiştir. Akkuyu nedeniyle 2026 yılında Rusya’ya verilen bu alım garantisinin maliyeti doğrudan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bütçesine yansımasa da yurttaşların bütçesine fatura artışı olarak yansıyacaktır. 1 kWh başına 12,35 sent yani 5 lira 19 kuruş olarak Rusya’ya ödenecek olan bu rakam, kuşkusuz başta dar gelirli yurttaşlar olmak üzere tüm ülkeyi etkileyecek ve yeni bir yoksullaştırma dalgası yaratacaktır.
ii) Programda kısmi oranda doğalgazda kapasite ve üretim artışı öngörülmekle birlikte, ülkemizin birincil enerji kaynakları bakımından ithal kaynak bağımlılığının yüzde 69 seviyesinde olduğu tespitine yer verilerek “Ekonomiye kazandırılmasına devam edilen linyit, petrol, doğal gaz rezervleri ve artan yenilenebilir enerji kapasitesi ile birlikte ülkemizin birincil enerjide dışa bağımlılığının kademeli olarak azaltılması........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin