menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Irk, etnisite ve hekimler - 2: Tabip odası seçimleri

17 0
22.04.2026

Geçen haftaki yazıda özetle, ırkın biyolojik bir temeli olmadığı, kolonyalist dönemin kapitalist, sömürgeci devletleri tarafından “yabancı” topraklarda iktidarlarını sağlayabilmek ve devam ettirebilmek amacıyla, insanların görünür fiziksel farklılıklarına dayalı olarak tanımlandığı ve kullanıldığı paylaşıldı. Beraberinde, ırk ve etnisite ayrımcılığının günümüzde diktatöryal rejimlerde toplumsal rıza üretebilmek amacıyla kullanımının yaygınlaştığına yönelik gözlemler bazı örnekleriyle dile getirildi.

Irk, etnisite ve hekimler - I

Doktor ve hekim olmak

Bir mesleğin adı olarak kullanıldığında doktor, tıp fakültesinde gerekli bilgileri ve becerileri kazandığı sınavlarla belirlenen kişinin, tanımlanmış süredeki öğrenimini tamamlaması sonrasında verilen diplomayla belgelenir. Her bir ülkenin mevzuatı kapsamında yetkilendirilir. Toplumsal alanda ve dil bilimde aynı anlamda kabul ediliyor olsa da bu yazıda hekim, tıp eğitimini tamamlayıp diplomasını alan kişinin mesleğin evrensel değerlerine de sahip olma durumu olarak ifade edilecek. Kısaca, “Tıp fakültesi diploması ile doktor olunur. Buna karşın doktor, mesleğin evrensel değerlerini benimseyip buna sahip olduğunda, yaşamında sadece mesleki bir pratik olarak değil, aynı zamanda norm olarak yerleştirdiğinde hekim olabilir,” diyoruz.

Hekimliğin evrensel değerleri günümüzde “Dünya Tabipler Birliği Cenevre Sözleşmesi”, diğer adıyla “Hekimlik Andı” başlığındaki metinde tanımlanıyor. Dünya Tabipler Birliği’nin 1948 yılındaki ikinci Genel Kurulu’nda ilk defa kabul edilen bu metin, Ekim 2017 yılındaki 68. Genel Kurulu’nda yaklaşık iki yıllık çalışmanın ardından güncellenerek kabul edildi. Güncellenmede, Türk Tabipleri Birliği (TTB) adına, dönemin TTB Etik Kurulu üyelerinin de önemli katkıları oldu.

Yazının başlığına da taşınan amacı gereği, bu yazıda Hekimlik Andı’nın iki bölümüne yer vermek gerekiyor. İlki; “Görevimle hastam arasına; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime”, ikincisi ise; “Mesleğimi bana öğretenlere, meslektaşlarıma ve öğrencilerime hak ettikleri saygıyı ve minnettarlığı göstereceğime”. Görüldüğü gibi, ilkinde hekimin kişisel özelliklere göre ayrım yapmayacağı, ikincisinde de öğretmenlerine, meslektaşlarına ve öğrencilerine karşı sorumluluğu olduğu belirtiliyor.

Hekimlik Andı ihlali ve TTB tutumu

Doğrudan ırk ve etnisite üzerinden olmasa da doktor tarafından hastasına yönelik bir ayrımcılık ve olaya karşı meslek örgütünün tutumuna yönelik bir örnek, yakın sayılabilecek tarihte yaşandı. Geçtiğimiz yılın yaz aylarında Konya’da uzman bir doktor, hastasının kıyafetini gerekçe göstererek hakaret etmiş ve muayene etmeyi reddetmişti. Yaşanan olay karşısında TTB Merkez Konseyi kamuoyuna açık bir şekilde doktoru uyarma gereksinimi duymuştu.

TTB Merkez Konseyi, 27 Ağustos 2025 tarihinde “Ayrımcı Açıklama ve Tutumlar Hekimlik Ahlak Değerlerinin Açık İhlalidir, Kabul Edilemez!”........

© Bianet