menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Petrodolar’ın çöküşü

155 0
11.04.2026

14 Şubat 1945’te ABD Başkanı Roosevelt ile Suudi Arabistan Kralı Abdülaziz’in USS Quincy gemisinde buluşmasıyla temeli atılan petrodolar sistemi, son derece güçlü bir formüle dayanıyordu: güvenlik karşılığı petrol ve dolar. ABD, Körfez ülkelerine askeri güvence sağlayacak; buna karşılık petrol ticareti münhasıran dolar üzerinden yürütülecekti. Bu anlaşma yalnızca enerji piyasalarını değil, tüm küresel finansal mimariyi köklü biçimde dönüştürdü.

1971’de Nixon’ın doların altın karşılığını sona erdirmesiyle birlikte Bretton Woods sistemi çöktü; ancak petrodolar düzeni ABD’nin küresel finansal egemenliğini ayakta tutmayı başardı. Petrolün dolar cinsinden fiyatlanması dünyanın her köşesindeki ülkeleri dolara mahkûm etti. Körfez sermayesinin 1975’ten itibaren elde ettiği petrodolar gelirlerini ABD Hazine tahvillerine ve Wall Street’e yönlendirmesi ise bu döngüyü kapattı ve sistemi sürdürülebilir kıldı. Ekonomistlerin ‘aşırı ayrıcalık’ (exorbitant privilege) diye adlandırdığı bu yapı, Amerikan hegemonyasının görünmez ama en kritik dayanağı olageldi. Bugün bu yapı, eş zamanlı ve birbiriyle bağlantılı üç büyük kırılmanın altında eziliyor.

BİRİNCİ KIRILMA: RUSYA YAPTIRIMLARI

2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı, Rusya’ya tarihte görülen en kapsamlı ambargoların uygulanmasına zemin hazırladı. On binlerce yaptırımla Rusya’nın enerji ticaretinin önü kesilmeye çalışıldı. Ancak Rusya; başta Çin ve Hindistan olmak üzere çok sayıda ülkeyle enerji ticaretini sürdürmeyi başardı ve uygulanan ambargo fiilen delindi.

Rakamlar bu gerçeği çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. 2024 yılında Rusya ile Çin arasındaki toplam ticaret hacmi 244,8 milyar dolara ulaştı; bu ticaretin yaklaşık 130 milyar dolarlık bölümünü Rus petrolü, gazı ve kömürü oluşturdu. Bu dev ticaret hacminin tamamı dolarsız, iki ülkenin kendi para birimleri üzerinden gerçekleşti. Rusya ile Hindistan arasındaki ilişkiler de benzer bir ivme yakaladı: ticaret hacmi son beş yılda neredeyse yedi kat artarak Hindistan’ı Rusya’nın en büyük üç dış ticaret ortağından biri konumuna taşıdı. Üstelik bu ikili ticarette ulusal para birimlerinin payı yüzde 90’ı aştı Yani Rusya ile Hindistan arasındaki ticaretin büyük çoğunluğu rupi ve ruble üzerinden yürütülmekte, dolar fiilen devre dışı kalmaktadır.

Rusya’nın BRICS ülkeleriyle ve çevresindeki devletlerle kurduğu bu alternatif ticaret ağları, ambargoyu işlevsiz kılmanın çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. Bu süreç, petrodolar sistemine somut ve ölçülebilir bir darbenin fiilen indirildiğini kanıtlamaktadır: Dünyanın en büyük enerji ihracatçısı, devasa ticaret hacimlerini artık dolar olmadan gerçekleştirebilmekte ve bunu başarıyla........

© Aydınlık