ABD-İSRAİL SALDIRGANLIĞINA HİZMET EDİYOR
ABD ve İsrail, Cenevre’de müzakereler sürerken, İran’a kanlı bir saldırı düzenledi. İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’i ve devletin üst düzey yöneticilerini şehit ettiler. Trump ve Netanyahu’nun planı; bu saldırıların ardından iktidar karşıtı Batıcı kitleleri ayaklandırarak rejimi değiştirmekti. Geçen yıl 12 gün savaşlarında olduğu gibi bekledikleri olmadı. Sokakları, meydanları milyonlarca İran halkı doldurdu. Devletine ve şehitlerine sahip çıktı.
İran, İsrail’i füze yağmuruna tuttu. Diğer taraftan bölgedeki Amerikan askeri üslerine, limanlarına, konsolosluklarına, CIA merkezlerine ev sahipliği yapan özellikle Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne şiddetli bir saldırı ile karşılık verdi.
Avrupa'da Trump'a kafa tutan İspanya Başbakanı Pedro SanchezAB ORTAK BİR TUTUM BELİRLEYEMEDİ
Avrupa, ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında önce bir şaşkınlık yaşadı sonra ortak bir tutum belirleme çabasına girdi. Fakat hepsi ayrı ayrı tellerde çalıyorlardı. Avrupa diplomasi şefi Kaja Kallas AB'nin “Diplomatik çabalara katkıda bulunması” gerektiğini açıklarken, yarım saat sonra Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, “azami itidal” çağrısında bulundular. Observateur Continental sitesi, “Trump'ın İran'ı vurarak müttefiklerini hazırlıksız yakaladığını” ve ilk etapta “NATO'nun başlıca Avrupalı müttefiklerinin Orta Doğu'daki savaş konusunda temkinli ama genel olarak ABD yanlısı bir tutum sergilediğini” yazdı. Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa'nın ortak açıklamasında “müzakerelerin yeniden başlaması” isteniyordu.
Temkinli tutum uzun sürmedi. İran’ın İsrail ve bölgedeki ABD üslerine saldırmasıyla Avrupalı liderleri bir korku sardı. Yaptıkları açıklamada “Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık, İran'ın askeri kapasitesini yok etmek için savunma eylemlerine hazır olduklarını” belirttiler. Observateur Continental sitesinden Pierre Duval “Bu açıklama, İran'a saldırmaya hazır olduklarını ima ediyor. Açıklamada açıkça belirtildiği gibi, üç ülke ‘Tahran'ın askeri kapasitesini kaynağında yok etmek için İran'ın misillemelerine karşı gerekli ve orantılı savunma önlemlerine’ başvurmaktan çekinmeyecek” diye yazdı.
AB’nin küreselci liderleri“Molla rejimi” yıkılmalıdır tutumunda birleşti. Ve bunun için ‘ayağa kalkacak İran halkı desteklenmelidir’ çizgisi izliyor. The Guardian “Fransa, Almanya ve İngiltere liderleri, İran devletini halkının kendi geleceğini belirlemesine izin vermeye çağırdığını” yazdı.
Friedrich Merz ve Donald Trump Beyaz SaraydaBATI’NIN KLASİK İRAN DÜŞMANLIĞI
İspanya hariç diğer Avrupa ülke liderleri yaptıkları açıklamalarda İran’a ve yöneticilerine karşı kinlerini kustular. Ayetullah Ali Hamaney’in katledilmesini sevinçle karşıladılar: Hepsi, “Kendi halkını işkence eden bu canavar, bu kasap sonunda kaderine kavuştu” diyen Trump’ın izinden gittiler. Örneğin,Fransız hükümet sözcüsü Maud Bregeon, şöyle dedi: “Molla Hamaney, halkını ezen, kadınları, gençleri ve azınlıkları aşağılayan ve binlerce sivilin ölümünden sorumlu olan kanlı bir diktatör”. Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze “Dünya, kana susamış Ayetullah Ali Hamaney'in ölümüne gözyaşı dökmeyecek” diye sosyal medyada paylaşımda bulundu. Almanya Başbakanı Merz de aynı sevinci paylaşıyordu: ona göre “molla rejimi, terörist rejim” sona ermeliydi.
İran'da ilkokul saldırısı protesto edildi‘ULUSLARARASI HUKUK’ SÖYLEMİ BİR İKİYÜZLÜLÜKTÜR
İran rejiminin yıkılmasını isteyeceksin, Ali Hamaney’in katledilmesine sevineceksin sonra sözüm ona ABD ve İsrail’in “uluslararası hukuk” u ihlal ettiğini söyleyeceksin. Bu tam bir iki yüzlülük ve maskaralıktır. ABD’nin Venezuela saldırısında da aynı tutumu almışlardı: Maduro’nun kaçırılmasını alkışlamış ve bunun “uluslararası hukuk” un çiğnenerek yapıldığını söylenmişti.
Uluslararası hukuk mu kaldı dünyada? Artık “uluslararası hukuk” yok, güçlünün veya kendini güçlü sananların hukuksuzluğu var. Batının daha doğrusu ABD’nin esir aldığı bir Birleşmiş Milletler var. Hitlerin çizmesini giyen Trump’ın son saldırıları “Kurallara dayalı” uluslararası düzenin son perdesini indirdi. İçinde bulunduğu yenilginin korkusunu yaşayan ABD’nin yüzünde artık “demokrasi”, “insan hakları” maskesi de yok. Doğrudan eşkıyalığı ve haydutluğu var.
İran füzeleriyle vurulan Tel-AvivİSPANYA DİK DURDU
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ABD ve İsrail’in İran’a saldırısını........
