menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DİN YORGUNU TÜRKİYE

4 1
yesterday

“Din yorgunu” kavramını ilk defa geçen Salı akşamı değerli Ahmet Çiçek Beyefendinin koordinatörü olduğu ASAM’da katıldığım bir programda işittim. Sunumu yapan kişi dindarlığından ve Müslümanlığından emin olduğum son derece saygın bir ilahiyat hocası olan Prof. Sabri Yılmaz. Ülkemiz için “din yorgunu” tanımlaması yapan kişi ciddi bir akademisyen olunca, doğal olarak bu kavramı incelemeye aldım.

Peki nedir “din yorgunu olmak”, sonuçları nedir, sebepleri nedir, bir toplum yahut bir ülke niçin kendi inancının ağırlığı altında ezilir ve büyük bir yorgunluk ortamına sürüklenir? İnsanı ve toplumu dertler karşısında hafifletmek için var olan din müessesesi, o toplumu niçin yormaya başlar? Aklımda bu ve buna benzer onlarca soru birikti ve cevap bulmaya çıktım.

Evvelâ ve baştan bir hususun altını çizmek isterim; gerek benim de bulunduğum programda “din yorgunluğu” kavramını dile getiren Prof. Sabri Yılmaz Hocanın ve gerekse bu kavramın müellifi olduğu söylenen Prof. Necdet Subaşı yahut Şaban Ali Düzgün hocaların İslam dininin özüyle, esasıyla, Kuran-ı Kerim’in insanlığa verdiği mesajların hakikatiyle ilgili zerrece bir kuşkuları yok, bu gerçeği belirtmek isterim. Anladığım kadarıyla bu kavramı öne süren ve sahiplenen ilahiyat çevrelerinde İslam dinini bir meta, kullanışlı bir aygıt, bir tür........

© Antalya Son Haber