menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Japonya seçimleri ne anlama geliyor?

9 0
13.02.2026

Geçtiğimiz pazar günü gerçekleşen Japonya Temsilciler Meclisi seçimi de aslında böyle bir seçim. Seçimlerde iktidardaki Liberal Demokratik Parti (LDP) ve Japonya İnovasyon Partisi (JIP) koalisyonu büyük bir başarı elde etti. LDP, 465 sandalyelik Temsilciler Meclisi’nde 316 sandalye kazanmayı başardı, JIP ise 36 sandalye aldı. Sonuçta 2/3’lük çoğunluk garantilenmiş oldu. Büyük bir zafer ve aynı zamanda Japon Başbakanı Takaiçi’nin yüzde 70’e yakın onaylanma oranıyla da uyuşuyor. Başbakan, görev süresinin üçüncü ayında topraktan çıkan ilkbahar filizi gibi sürgün veren çoklu kriz arasında seçim kararı alarak aslında kendi politikalarının kamuoyu nezdinde onay gördüğünü, meşruiyete sahip olduğunu ve kendisinin siyasi gündemi temsil etme/pazarlık yapma hakkına sahip olduğunu kanıtlamak istemişti. Bu konuda Abe’nin bile rüyalarına girebilecek bir zafer kazanarak tüm şüpheleri dağıttı.

Japon sağı ve Takaiçi’nin üç sütunu

Bir parlamento seçiminin bu kadar önem taşıması-ki iktidardaki LDP 1955’den beri kesintisiz bir şekilde iktidarda ve bu anlamda bir değişim beklenmiyor- ilk bakışta ilginç. Seçim sonuçlarının taşıdığı “değişim vaadinin” önemini ikinci sıraya atan sebepler de var. Yani kimilerine göre seçim sonuçları ve Takaiçi’nin görülmemiş zaferi siyasi açıdan çok önemli ama konjonktürel. Kimilerine göre Takaiçi, Japon siyasetindeki sağa kayışı kendi liderliğinde konsolide etmeyi başardı. Bu yanlış bir yorum değil. Merkez, liberal eğilim ve solun zorlandığı, hatta arkalarındaki sendika gibi örgütlü desteklere rağmen zorlandıkları biliniyordu. 2025 seçimleri bu açıdan bir göstergeydi ve LDP içerisindeki farklı eğilimler arasında sağ muhafazakarlığın güçlendiği bir dönem başlamıştı. 2026 seçimleri, Takaiçi’nin kendi adı altında güçlendirmeyi düşündüğü bu eğilimin ulusal düzeyde, bölgeleri ve sınıfları aşan bir eğilim olduğunu gösteriyor ve daha önemlisi bugüne kadar sağ muhafazakarlığın destek toplamakta zorlandığı gençlerden destek alabildiğini kanıtlıyor. Bu açıdan klasik, Japon değerlerinin yüceltilmesine ve toplumsal hafızanın korunmasına dayalı bir muhafazakâr anlayıştan bahsetmiyoruz.

Muhafazakarlık ama devrimci olandan

Yeni Japon sağı, sağ muhafazakarlığı devrimci bir muhafazakâr anlayıştan hareket ediyor. Bu anlayışın dayanabileceği üç sütun var. Yeniden sanayileşmeye dayalı, tüketimin kısıtlanmadığı bir ekonomik yükselme beklentisi; Japon siyasi, diplomatik, askeri gücüne dayalı bölgesel ve küresel düzeyde bir aktörlük/........

© Analiz