Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı var
Aslında birbirine zıt gibi gözüken iki cümle bir gerçeği ifade ediyor: Türkiye artık çok önemli bir oyuncu. Leyen bu gerçeği Türkiye’yi Çin ve Rusya’yla birlikte zikrederek, Steinmeier ise dünyanın Türkiye’ye olan ihtiyacını vurgulayarak ortaya koyuyor.
Bir kısım milliyetçi, ulusalcı ve siyasal İslamcı dışında herkes uluslararası konjonktürün değiştiğinin ve artık İsrail dışında hiçbir devletin Türkiye’yi bölmek gibi bir emellinin kalmadığının farkında. Avrupalılar Türkiye’nin önemi her geçen gün artıyor. Bir kısım Avrupalı lider bu gerçeği kabul ve teyit ederek Türkiye ile iş birliğini geliştirmekten yana tavır alıyor. Diğer kısım ise bu gelişmeyi kabul ediyor ama bu durumdan faydalanmak yerine Türkiye’ye karşı tavır alıyor. Onlara göre Türkiye’nin daha da güçlenmesi önlenmeli. Çünkü ‘’Türkiye’nin güçlenmesi AB’nin zayıflaması’’ demektir.
Steinmeier dünya derken Avrupa ve Avrupa’nın çevresini yani Balkanları, Kafkasya’yı, Türkistan’ı, Ortadoğu’yu ve Akdeniz havalisini kastediyor. Herhalde Uzakdoğu’yu, Okyanusya’yı ve Güney Amerika’yı kastetmiyor. Yani Türkiye’ye had safhada ihtiyacı olan ama bunu ifade edemeyen, Türkiye’yi ya Rusya ve Çin’le aynı kefeye koyarak ötekileştiren ya da ‘’dünyanın ihtiyacı var’’ ifadesiyle ihtiyacı genelleştiren iki Avrupa var karşımızda.
Avrupa Rusya ile savaş halinde. Savaş bittiğinde bile enerji ihtiyacını Rusya’dan karşılayamaz. Hazar, Kerkük ve Körfez petrol ve gazının Avrupa’ya en düşük maliyetle ve en güvenli şekilde ulaşması için Türkiye’den geçmesi gerekiyor.
Avrupa’nın 400 yıllık........
