menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mardin Procter & Gamble’dan, Cenevre’de Meyhane’ye

19 0
01.05.2026

Bu, sadece bir restoran hikâyesi değil; inatçı, sistemli, samimi ve çalışkan bir insanın—Saygın Sun—İsviçre’de adım adım yükselişinin hikâyesi.

Cenevre’de, şehrin kültür damarının attığı noktada—Théâtre de Carouge çevresinde—sanatla gastronominin kesiştiği bir lokasyonda konumlanan Meyhane, daha kapısından içeri girer girmez size bir şey söylüyor: “Ben sıradan değilim.” Hemen yanı başındaki Bistrot du Théâtre gibi seçkin mekânlarla aynı ligde oynamaya aday, kendinden emin bir duruşu var.

Ama asıl fark, tabakta başlıyor.

Burada alıştığımız anlamda bir “Türk restoranı” klişesi yok. Ne döner var ne pide. Onun yerine Ege’nin, Levant’ın ve geniş anlamda Akdeniz havzasının rafine edilmiş bir yorumu var. Soğuk mezelerde zeytinyağının kalitesi kendini hemen ele veriyor; deniz ürünlerinde tazelik ve sadelik ön planda; sıcaklarda ise abartıdan uzak ama derinlikli bir lezzet dengesi kurulmuş. Menü mevsime göre değişiyor—ki bu, Cenevre gibi lojistiğin pahalı ve tedarikin hassas olduğu bir şehirde cesur bir tercih.

Şarap ve içki seçkisi de aynı derecede iddialı. Sadece Fransız ve İtalyan etiketleri değil; Anadolu’nun yükselen butik üreticilerinden seçkiler ve iyi bir rakı da masaya geliyor. Bu, aslında sessiz ama etkili bir kültürel diplomasi.

Mekânın iç tasarımı ise ayrı........

© 10 Haber