menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ŞİİRLE NESİR ARASINDAKİ FARKLAR

12 0
11.04.2026

Şiir, kumda oynamak gibidir. Nesir, aklın kurgulanmasıdır. İkisi de bize lazımdır. Şiir, gönlümüzü harekete geçirir. Nesir de aklınızı düzene sokar. Dolayısıyla ikisine de ihtiyacımız var. Biri diğerine nispet edilemez. Şiirin poetikası olduğu gibi, nesrin de kuramı, formu vardır. İkisini de yazarak kurarsınız. Şiirle nesir arasında gelgitleriniz varsa, birisine odaklanın derim. Benim tercihim nesirden yanadır. Şiir, aklın ve formun ötesindedir. Fazla kendiyle ve kuranla gelmez. İrticali ve iptidaidir. Çok kafa yormaya da gerek yok. İlhami olduğu kadar, deruni ve enfüsidir. Kimse sathi bir şiir geçeceğinden bahsedemez. “Dilde gam var lütfeyle gelme ey sürür / Olamaz bir hanede mihman mihman üstüne “diyen Rasih, aklı cebine koymuş gibidir. Gamından mutlu olan ozan, sevincin yanına gelmemesini istiyor. Bunu akılla yorumlamanız mümkün mü? Bir evde iki konuk da olmaz diye örnekliyor. Şiir bu kadar serazat bir yapının adıdır. Nesir aklın yolundan koşar. Forma disipline, kurallarına, soğukluğuna yatkın bir nesir yapısı vardır. Aklın inşa ettiği nesir, her zaman buz gibidir. Okudukça üşürsünüz. Nesir sizi silkeler. Şiir sıcaklığı yoktur. Tanpınar'ın Huzur'unda huzursuzluk bulursunuz. Yani aklın rasyonalitesi sizi yorar. Kurmaca olan metinler bile şiir sıcaklığı vermez. Nesir de bir dinginlik vardır. Osman Çeviksoy, Nesrin Öğretmen hikayesinde “Şiirle gönlün delileri, düz yazıyla aklın delileri dile getirilir. “dedirtir Nesrin Hoca'ya. Doğru da söyletir. Nesrin sıcaklığı bu kadardır. Gerçeğin, hüznün, hakikatin müsaade........

© Yeşilgiresun