Acıya alışmayalım
Bu aralar en çok düşündüğüm şey, acıya ne kadar çabuk alışabildiğimiz.
Bir dönem Gazze’den gelen görüntüler hemen her gün karşımızdaydı. Enkazlar, yaralılar, çocuklarının cansız bedenini taşıyan anne babalar… Sonra gündem değişti. Görüntüler azaldı, başka şeyler konuşmaya başladık ve kendi hayatımıza döndük.
Kendimizle yüzleşmemiz gereken yer burası. Bir şeyi görmeyince, yaşananların hafiflediğini sanıyoruz. Oysa bombalar yine düşüyor. Çocuklar yine korkuyor, yaralanıyor ya da ailesini kaybediyor.
Rakamlara alışıyoruz. Önce tek bir çocuğun görüntüsü günlerce aklımızdan çıkmıyor. Sonra onlarca, yüzlerce ölüm bir haber başlığına dönüşüyor. Sayılar büyürken içimizde bıraktığı izler küçülüyor.
Beni asıl korkutan bu.
Savaşların siyasi, tarihî ve askerî tarafları var. Devletlerin gerekçeleri, güvenlik kaygıları, çıkarları var. Fakat bütün bunların ortasındaki çocukların hiçbir........
