menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhuriyet'le, hep birlikte…

12 0
29.10.2026

Cumhuriyetin 103. yılındayız. Türklerin Anadolu coğrafyasında “kalıcı” bir kimlik-nitelik kazanması, bir başka ifadeyle Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ise 1302’deki Koyunhisar (Bafeus) muharebesi ile başlamıştır (Halil İnalcık). Bugünkü Bursa sınırları içinde, Yenişehir Havalimanı’nın hemen batısında gerçekleşen bu muharebeyle, 724 yıldır Osman Gazi’nin izinde yerleşik bir devlet hâline geldik. 1923’te cumhuriyetin ilanı bu anlamda bir devamlılık olduğu kadar, aynı zamanda dil-tarih-coğrafyada yeni bir başlangıçtır: Arap alfabesinin terkedilmesi, geçmişimizin bilimsel verilerle ortaya konması ve devlet merkezinin Ankara olarak belirlenmesi bilinçli tercihlerdir.

Günümüzde esas olarak siyaseten ve bir dizi ideolojik salınımın etkisiyle cumhuriyetin kurucu değerlerinden uzaklaşmış olsak da, 1923’ün temelleri her şeye rağmen o denli sağlam ki yine de varoluşumuzu ve sınırlarımızı koruyabiliyoruz. Mustafa Kemal Atatürk ile onun silah ve barış arkadaşları tarafından oluşturulan bu altyapı, coğrafyamızdaki irili-ufaklı depremlere dayandığı gibi gelecek için de vazgeçilmez bir referans.

Dünya haritasındaki devletlerin büyük çoğunluğu, bu son 103 yıldır çok ciddi yapısal dönüşümler yaşadı. Sadece rejimler değil, sınırlar ve temel prensipler de değişti. Şüphesiz Türkiye de bunlardan çeşitli derecelerde etkilendi; ama bir millet ve onun misakı (sözleşme) yürürlükte kaldı. Evet; ülkemiz günümüzde pek çok açıdan “bayramlık” bir vaziyette değil. Dilimiz eşek arılarının yuvası olmuş; tarihimiz ucuz şişinmelerin ve üstü örtülen günahların altına itilmiş. Coğrafyamızı şimdilik tutuyoruz ama, hangi “süreç”lerin bizi nereye götürebileceği belirsiz. Tüm bu olumsuzluklar karşısında bile enseyi karartmayacağız. 29........

© T24