The Pitt’in yıldızı Noah Wyle: 15 saat, âşık olmaya başlamaya yetecek kadar uzun bir süre
Diğer
09 Ocak 2026
Noah Whyle
The Pitt, geçtiğimiz sezonun en parlak işiydi. Noah Wyle ise en parlak yıldızı. Bir acil servisin on beş saatlik vardiyasının her saatini birer bölüm halinde sunan dizi, gerçek zaman-gerçek vakalar-gerçek doktorlar hissiyle kendine ekranda yeni bir kulvar açtı. Her hafta birer bölüm formatında yayınlanan dizi, uzundur unuttuğumuz randevu televizyonu hissini de bu kulvarın yanına kattı. Sıradan bir dekor değil, neredeyse tamamen fonksiyonel bir hastaneye dönüştürülmüş bir sette çekiliyordu. Böylece atılan her dikiş, fışkıran her kan damlası (damladan epey fazlası fışkırıyor), kaybedilen her hasta, yanıbaşınızda yaşanmış hissi veriyordu. Dizinin gerçeklik hissine en büyük katkıyı ise acil servisin başındaki Dr. Robby’yi oynayan Noah Wyle veriyor. E.R.’da canlandırdığı Dr. John Carter’dan sonra yine bir acil doktoru olarak karşımıza çıkan Wyle, doktor rolüyle öyle bir bütünleşmiş ki, insan onu izlerken karşısında muhteşem bir aktör değil, gerçekten tecrübeli, iyi kalpli, karizmatik bir doktor var sanıyor.
The Pitt, 9 Ocak Cuma ikinci sezonuyla HBO Max’e dönüyor. İlk vardiyanın üstünden on ay geçmiş, 4 Temmuz’dayız. Yani Amerika’nın bağımsızlık bayramında, her tür partiye, kazaya ve felakete teşne bir haftasonunda. Geçtiğimiz sezon sudan çıkmış balık amatörlüğünde olan öğrenci doktor kadromuz tecrübelenmiş, asistan hekim olmuşlar. Onların yanına yeni öğrenciler eklenmiş, rekabet harlanıyor. Uzman kadroya da katılanlar var. Hastaneye yeni bir AI sistemi getirmeye çalışan ve “tıpta insani içgüdüler mi, algoritmalar mı?” tartışmasını alevlendiren Dr. Al-Hashimi mesela. Bu yeni doktor, Dr. Robby’nin yerine, acilin başına gelmiş. Neden derseniz, Dr. Robby üç aylık uzun bir izne çıkmaya karar vermiş. Motoruyla yapacağı bir spiritüel yolculuk bu, Kanada’daki UNESCO dünya mirası alanlarına gidecek. “Terapiye gitse daha kolay olmaz mı?” diyecekseniz haklısınız, bu sezonun sorularından biri de bu olacak.
Ama Dr. Robby koca bir acili ve onun içindeki tüm kötüyü ve iyiyi sırtlanmış durumda. Kendini öncelemek aklına gelmiyor. Bu biraz da Noah Wyle’ı hatırlatıyor bana. Wyle, yaratıcısı-yazarı-bazen yönetmeni ve başrolü olduğu diziyi sırtlanan isim. Ama onu ne röportajlarında, ne sezon boyunca aday olduğu her ödülü kucakladığı törenlerde, ne de kırmızı halılarda kendini öne atarken görmedik. Tıpkı dizinin kendisi gibi bireysel kahramanlık hikayelerinden çok ekip başarısını ve kolektif emeği önceleyen birisi o. Ve “kendime en yakın rolüm” dediği Dr. Robby kadar karizmatik. Buyrun sohbetimize:
- İkinci sezonun ilk altı bölümünü az önce izledim. Gerçekten bayıldım.
Umarım tek oturuşta izlememişsindir (gülüyor).
- Hayır, iki parça halinde izledim. Bazı sahnelerde çığlık attım, hatta odadan çıktım. Ama harikaydı.
Beğenmene çok sevindim.
- The Pitt’i bu kadar sevmemin, ve bence izleyicinin de diziyle bu kadar yakın bir bağ kurmasının nedeni, tipik bir medikal hikâye olmaması. Marjinalize edilmiş hastaları ve sağlık sistemindeki yapısal çatlakları öne çıkaran bir iş bu. Diziyi yaratırken bu tercihler sizin için ne kadar hayati ve bilinçliydi sorabilir........© T24
