menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (295)

29 0
03.05.2026

Evet, 10 Şubat 1947 Pâris Muâhedesiyle, evvel emirde, “Oniki Ada”, yânî daha 35 sene evveline kadar ve asırlardır, tabiî olarak Anadolu’ya âid olan, ancak muvakkaten İtalya’ya “êmânet” edilmiş bulunan Adalar, Yunanistan’a resmen peşkeş çekildi!

“Oniki Ada”, dîğer ismiyle, “Menteşe Adaları”: Anadolu’nun cenûbî gar̃binden Akdeniz’e doğru uzanan Batnoz (Patmos), Lipso, Leryoz (Leros), Kilimli (Kalimnos), İstanköy (Kos), İstanpulya (Astipalaia/Astropalya), İncirli (Nisiros), İlyaki (Tilos), Sömbeki (Simi), Kerpe (Karpatos), Herke (Halki), Rodos, Kaşot (Kasos), Kastellorizo ve etrâflarındaki irili ufaklı birçok adacık… (Cevdet Küçük, “Oniki Ada”, T.D.V. İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 2007, 33/353-355; https://islamansiklopedisi.org.tr/oniki-ada; 1.3.2026 ve daha başka mêhazlar)

Bunlardan Kastellorizo (< Kızılhisar), Antalya’nın Kaş kazâsının sâhiline 2 km mesâfede bir adadır. (https://en.wikipedia.org/wiki/Kastellorizo; 13.3.2026) Bu adayle berâber, onun cenûbî şarkındaki Stroccili ve garbindeki Ro adaları da 10 Şubat 1947 Pâris Muâhedesiyle Yunanistan’a terkedilen adalar cümlesindedir.

Fakat Lozan’dan beri Yunanistan’a düpedüz peşkeş çekilen adalar, sâdece bunlar da değil: Semâdirek’den Rodos’a, Kerpe’ye, Çoban’a, Kastellorizo’ya kadar uzanan, Trakya’nın, Boğazlar’ın, bütün Anadolu’nun emniyeti için Türkiye’nin elinde bulunması elzem olan, Anadolu Yarımadası’nın kıt’a sahanlığı üzerinde yer alan, onun tabiî uzantısı, ayrılmaz cüz’ü olan ve Adalar Denizi’ndeki tabiî hudûdunu teşkîl eden irili ufaklı bütün adalar ki biz bunlara “Anadolu Adaları” diyoruz… Hattâ, bunlara, Kemalist Hük̃ûmetlerin, Kıbrıs Türkleri seslerini yükseltinciye kadar hiçbir zamân dâvâ etmedikleri Kıbrıs adası da dâhildir…

Semâdirek’den başlayıp Kıbrıs’a kadar uzanan bütün bu adalar ile, Yunanistan, Türkiye’yi, garbinden ve cenûbundan kuşatmış bulunmaktadır…

Hâlbuki, Yunanistan’a peşkeş çekilen, Anadolu’muzun tabiî parçası olan, el’ân Vatanımızı iki cihetten kuşatmış bulunan Adaları biz Rumlardan da değil, Venedikli korsanlardan fethetmiştik. 1537 ilâ 1540 senelerinde, Barbaros Hayreddîn Paşa’nın kumandasında, 100 gemiden müretteb muazzam bir donanmayle tamâmına yakınını fethettikden sonra, geriye kalanları da, sonraki senelerde, sonraki asırlarda Vatanımızla bütünleştirdik.

Zamânla, muhtelif sebeblerle Devletimiz zayflamıya başlayınca, Avrupa’nın Emperyalist Devletleri, Rumları ve sâir Gayr-i Müslim vatandaşlarımızı isyâna ve ayrılıkçılığa tahrîk ettiler; onların yardımıyle Mora isyânı patlak verdi (1821) ve Emperyalistlerin himâyesinde, bir Türk jenosidiyle Yunan Devleti kuruldu. Üç Emperyalist Devlet (İngiltere, Fransa ve Rusya), 3 Şubat 1830 Londra Protokol̃ü ile, Yunan Devleti’nin hudûdlarını tâyîn ve bu meyânda Şimâlî Sporat ve Kiklad Adaları ile Eğriboz adasını Yunanistan arâzîsine dâhil ettiler. Osmanlı Devleti, 24 Nisan 1830’da Yunanistan Devletini tanımıya mecbûr oldu. (Cevdet Küçük, mezk̃ûr makâle)

Bundan sonra, Yunanistan, dâimâ mâhûd Emperyalist Devletlerin himâyesi altında ve fırsat bulduğu her seferinde, Türk jenosidi icrâ ederek, topraklarını genişletmiye ve bu meyânda Anadolu Adalarını da zaptetmiye çalıştı. Mâhûd Balkan Har̃bi fâciâsı üzerine, Anadolu Adalarının cenûbî kısmını teşkîl eden “Oniki Ada”yı, Uşi Muâhedesiyle (18 Ekim 1912), İtalya’ya “emânet” etmek zorunda kaldık. “Megalo İdea” istikâmetinde durmadan Türk jenosidiyle genişliyen Yunanistan da, 20 Ekim ilâ........

© Milat